Sosyal Medyayı Etkin Kullanmanın Anahtarı

Sümer medeniyetini bilirsiniz.

Yazıyı bulan toplum olarak tarihe geçmiştir. Ayrıca mitolojiye de katkıları büyüktür. Peki Sümer tabletlerinde neler yazıyor hiç merak ettiniz mi? Ben size söyleyeyim. Bu arada şu an M.Ö 4000 – 2000 yıllarından bahsediyoruz. Belki tuhaf gelebilir fakat tabletlerde yeni nesille ilgili bazı şikâyetler yer alıyor.

Bugüne dönelim.

Yıl 2014…

Sosyal medyada hemen herkes (özellikle 24 yaş ve üzeri) yeni nesille ilgili şikâyetlerini dile getiriyor. Genç, yaşlı herkesin bahsettiği bir şey var o da yeni neslin duyarsız, amaçsız, carpediem tarzı bir yaşamı benimsemiş ve gelecek vaat etmeyen bir nesil olduğudur…

Aradan geçen 4000-5000 yılda insanoğlu duygusal ve psikolojik açıdan pek bir ilerleme kaydedememiş gibi gözüküyor. Hep bir şeylerden şikâyetçiyiz. Lakin bunları düzeltmek yerine nedense onları görülmeyecekleri yerlere tıkıştırmayı tercih ediyoruz. Kim bilir belki de bu kolayımıza geliyordur.

Şimdi asıl konumuza dönecek olursak son yıllarda sosyal medya, eğlence ve etkileşim alanı olmaktan sıyrılıp -özellikle son 3 yıldır- şikâyet merci halini aldı.

Örneğin herhangi bir konferansta veya organizasyonda ajans başkanları, konuklara creative çalışmalarını örneklendirerek anlatmak yerine rakip ajansların yaptıkları çalışmalara burun kıvırıp onları küçük düşürmekle -bir nevi rakipleri şikâyet etmekle- yetiniyor.

İstisnasız her şeyden şikâyetçiyiz ve bu bizim sosyal medyayı etkin kullanmamızı engelliyor. Kısaca kimlerin kimlerden şikâyet ettiğini şöyle bir özetlemek istiyorum:

  • Kişiler müşterisi oldukları firmalardan şikâyetçi
  • Halk, siyasetten şikâyetçi
  • Firmalar, reklam ajanslarından şikâyetçi
  • Patronlar, reklamcılara çok para vermelerine rağmen yeterince popüler olamamaktan şikâyetçi
  • Parti liderleri vekillerin demeç veya iletilerden şikâyetçi
  • Fenomenler eskiden bir twite 1000 TL aldığı halde şimdi 100 TL bile alamamaktan şikâyetçi
  • Twitter kullanıcıları alakasız hashtaglerin tabelayı işgal etmesinden şikâyetçi

vs… vs… vs…

Listeyi uzatmak mümkün, görüyorsunuz ya herkes birbirinden şikâyetçi. Şikâyetçi olmayanlar ne yapıyor derseniz, onlar bu hengamenin dışında duruyor ve sosyal medyayı para ve itibar kazanmak için etkin bir biçimde kullanıyorlar. Bugün bir KOBİ, gerekli işlemleri yapıp şirketini resmen kurduktan ve tabelasını astıktan sonra müşteriye ulaşmak için normalde pek sıkıntı yaşamaması gerekiyor zira ortada sosyal medya denilen, milyonlarca insana ulaşmayı mümkün kılan ve herkese eşit mesafede duran bir reklam mecrası var.

Şahsen ben bir markayı bebeklikten alıp ona bir değer katmayı daha çok seviyorum ve bu biraz da kolayıma geliyor. O nedenle buradan firmasını yeni kuranlara, albüm / kitap çıkaran sanatçılara, siyasete girmeye hazırlanan adaylara sesleniyorum kendiniz bu işin üstesinden gelemeyeceğinizi düşünüyorsanız mutlaka stratejik hamlelerle size, markanıza, projenize değer katacak bir ekibe sosyal medya & dijital PR işini devredin.

Daha evvel yazdığım bir makalede reklama çok para harcamayla, harcanan paranın %100 getiri sağlayacağı anlayışının bir hurafe olduğunu, çok para harcayan herkesin reklamlardan %100 iyi ve etkili bir feedback almadığını anlatmıştım. Şimdiyse stratejik davranmanın ve sosyal medyayı etkin kullanmanın sizi rakiplerinizden birkaç adım öne geçireceğini anlatmaya çalışıyorum.

Konuyu özetlemek ve bir değerlendirme yapmak adına şunları söylemek istiyorum; öncelikle sosyal medyayı etkin kullanmaya kendiniz başlamalısınız. Reklam ajansı sizi sizden iyi tanımayacağı için ajansa beklentilerinizi ve hamlelerinizi siz anlatmalısınız. Başlarda her KOBİ ve albümü / kitabı yeni çıkacak olan no name her şahıs,, sosyal medyada geniş kitlelere ulaşarak PR çalışmasını tamamlamayı hedeflemektedir.

Algı oluşturmak açısından bile olsa bir şirket / sanatçı – CEO sayfasında (Facebook, Twitter, Instagram) en az 4-6 bin takipçi olması şart. Daha sonra firmanın iş hacmi arttıkça bu sayı sponsorlu reklamlarla arttırılmalıdır. Takipçi sayısı arttırılırken influencer marketing faktörünü ihmal etmeyin. Kolay gibi görünse de sponsorlu reklamın dizayn edilmesi zordur ve profesyonel bir destek gerektirir. Ayrıca sayfalarınızda kesinlikle etkileşim olması gerekmektedir. Yoksa sizin 5 bin kişi tarafından takip edilmeniz herhangi bir anlam taşımaz. Attığınız tweetleri 1 kişi bile like etmiyorsa, paylaşımlarınız 1 kişi bile RT almıyorsa gülünç duruma düşersiniz. Demin söylediğim “işi ehline devredin” çıkışı bu yüzdendi.

Bütçenize uygun kampanyayı dizayn edip size sunabilecek yetkin bir ajansa sırtınızı dayayın.

Unutmadan söyleyeyim; sevgili şirket yöneticileri, profesyonel iş arkadaşları edinmek için lütfen Linkedin’de kendinize profil açın.

KOBİ’lere son söz niyetine birkaç şey söylemek gerekirse şirket sayfanızda her gün “günaydın”, “iyi geceler” paylaşımı yapmak zorunda değilsiniz. Fakat özel gün ve gecelerde kurumsal mesajlar paylaşmayı ihmal etmeyin.

Bunun yanında son bir tavsiyem daha olacak, firmanızla ilgili atılan tweetleri kesinlikle günlük olarak search edip müşteriyle anlık olarak ilgilenin ve o iletiyi mutlaka yanıtlayın.  Özetlemek gerekirse, “sıradanlaşıp bir şeylerden şikâyet etmek yerine, işinize yoğunlaşın.”

O halde şimdi harekete geçme zamanı!

Bülten Aboneliğinizi Aktifleştirin

Güncel makaleler, sektörel haberler ve ücretsiz etkinlikler için mail listemize abone olun.

Abone olduğunuz için teşekkür ederiz.

Bir şeyler yanlış gitti.

Bir Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Send this to a friend