1960’larda söylenmiş, nokta atışı diyebileceğimiz derecede tutturulan ve adeta bugünleri tarif ediyor diye iç geçirdiğimiz özlü bir söz var: “Herkes bir gün 15 dakikalığına ünlü olacak.” Ben bu özdeyişe bir ekleme yapıyor ve “peki ya markalar?” diye sormak istiyorum.  

ABD’li ressam, film yapımcısı ve yayıncı Andy Warhol, bundan 50 – 60 yıl kadar önce bu sözü söyleyerek adeta bugünleri özetlemiş. Pop Art akımının en önemli temsilcilerinden kabul edilen Warhol yaşayıp bugünleri görse acaba ne düşünürdü.

Güzel bir öngörüde bulundum mu derdi yoksa neden 15 saniye demedim diye dövünür müydü?

Sanırım bunu asla bilemeyeceğiz. Zaten aslında bu çok da önemli değil.

Artık Herkes Ünlü! Çünkü…

Sosyal ağlar konusunu eğitimlerimde (Dijital Markalaşma Ve Sosyal Medya Eğitimi) anlatırken ya da makalelerimde yazarken sıra Facebook’a gelince şöyle bir duraklıyorum. Akabinde uzun ve kapsamlı diyebileceğim şu açıklamayı yapıyorum;

Facebook sadece dünyanın en popüler, en çok kullanıcıya sahip, en çok ziyaret edilen, en çok vakit geçirilen mecrası değil.

  • Facebook aynı zamanda dünyanın en büyük ülkesi.
  • Facebook aynı zamanda dünyanın en çok seyircisine sahip televizyonu.
  • Facebook aynı zamanda dünyanın en çok dinlenen radyosu.
  • Facebook aynı zamanda dünyanın en büyük mekanı.
  • Facebook aynı zamanda dünyanın en büyük e-ticaret sitesi.
  • Facebook aynı zamanda dünyanın en büyük reklam panosu.
  • Facebook aynı zamanda dünyanın en yüksek tirajına sahip gazetesi.
  • Facebook aynı zamanda dünyanın en fazla okunan dergisi.
  • Facebook aynı zamanda dünyanın en çok sesli meclisi.
  • Facebook aynı zamanda dünyanın en büyük fotoğraf albümü.
  • Facebook aynı zamanda dünyanın en kalabalık fuarı.
  • Facebook aynı zamanda dünyanın en çok ziyaret edilen sergisi.
  • Facebook aynı zamanda dünyadaki en büyük stadyum.
  • Facebook aynı zamanda dünyanın en fazla okunan kitabı.
  • Facebook aynı zamanda dünyanın en çok ürün satılan pazarı.
  • Facebook aynı zamanda dünyanın en çok çeşide sahip mağazası.
  • Facebook aynı zamanda dünyanın en kalabalık evi.
  • Facebook aynı zamanda dünyadaki en çok içeriğin olduğu blogu.

Herkes Bir Gün 15 Dakikalığına Ünlü Olacak

Tahmin edersiniz ki yukarıdaki listeyi uzatmak pekâlâ mümkün. Zira Facebook 2 milyardan fazla kullanıcıya sahip. Facebook’un üst kurulu olan Meta’nın Facebook’un haricinde sahip olduğu diğer sosyal ağları da katarsak bu güç katlanarak artar. Dolayısıyla da her şeyin en fazlası, en bolu, en çoğu Facebook’ta var.

Öte yandan sadece Facebook’ta bile durum böyle. Yani bir de diğer sosyal ağları, dijital mecraları, mobil uygulamaları filan bu işin içine dâhil ettiğimizi düşünsenize… Mesela Twitter, Linkedin, Pinterest, Tumblr, TikTok, Snapchat, Youtube, Clubhouse, Instagram, Whatsapp, Telegram, Zoom, WordPress vs. başta olmak üzere belirli bir odağı olan (video odaklı sosyal ağlar, fotoğraf odaklı sosyal ağlar, yazı odaklı sosyal ağlar, ses odaklı sosyal ağlar, tematik sosyal ağlar, görsel odaklı sosyal ağlar, mikroblog odaklı sosyal ağlar, blog odaklı sosyal ağlar vs.)  tüm sosyal ağları bu açıklamaya dâhil etsek o zaman gerçek manada bir paralel evrenle karşı karşıya olduğumuzu görürüz.

Tüm bunlara ek olarak bir de Matrixvari bir sistem olarak duyurulan “Metaverse” gerçeğiyle tanıştık.

Kısacası herkes artık 15 dakikada, 15 saniyede ya da 15 dakikalığına, 15 saniyeliğine değil anlık olarak ünlü anlık olarak sıradan… Çünkü geldiğimiz noktada teknolojik aygıtlar ve dijital ağlar tam anlamıyla bu misyona hizmet ediyor.

Önemli olan bu gerçeği kurumsal sürecin, markalaşmanın, büyümenin bir parçası yapabilmekte. O yüzden de başlarken “Peki Ya Markalar?” diye sordum. Bu arada hazır yeri gelmişken belirtmek isterim ki kavramsallaştırarak sosyal bilimler literatürüne kazandırdığım “dijital markalaşma” olgusu tam da işletmelere, markalara, girişimlere bu gerçeği içselleştirmeleri için multidisipliner ortamı ve hareket alanını sağlıyor.

Peki Ya Markalar? 

Sonuç olarak evet gerçekten de günümüzde artık herkesin 15 dakikada ya da 15 dakikalığına ünlü olması mümkün. İş ki bunu bir metodoloji haline getirip girişimcilik ekosisteminin kullanacağı formata dönüştürmektir. Zira girişimciler 6. ayını göremeden iflas ediyor. Sadece ben bile büyüme fırsatı bulamadan, ürün ya da hizmetlerini duyuramadan, kurumsallaşma şansına ulaşamadan pazardan çıkan, iflas eden birçok girişime şahit oldum.

Hele ki şimdilerde girişimciler için durum eskiye göre daha kritik. Döviz kurundaki aşırı yükseliş, emtialardaki artış ve enflasyondaki zirve nedeniyle girişimlerin dayanma süresi (6 ay) daha da kısalabilir.

Oysa bundan 50 – 60 yıl önce söylenmiş olan o söz (Herkes Bir Gün 15 Dakikalığına Ünlü Olacak) bugünkü dinamiklerle yeniden yorumlanarak stratejik bir plan dahilinde uygulanırsa girişimler, işletmeler, markalar kendini ifade etme fırsatı bulabilir.

Özetlemek gerekirse markalar ya da girişimler; kendini ifade etmek, büyümek, konumlanmak, var olmak, tutunmak için çok kısıtlı bir süreye sahip. Buna ister 15 hafta diyelim, ister 15 gün diyelim, ister 15 dakika diyelim veya istersek 15 saniye diyelim.

Hiç fark etmez!

Gerçek şu ki markalar ya da girişimler kendini kanıtlamak için çok sınırlı bir süreye sahip.

“Çünkü mecralar çok akışkan,

insanlar çok sıkılgan.”

Eğer pazardan kopmak istemiyorsanız “herkes 15 dakikalığına ünlü olacak” sözünü merkezinize alıp kurumsal dinamiklerinizin farkında olun. Ve kurumsal bir yapı olarak kendinize sorun;

“Bizim 15 dakikamız ne kadar sürecek?

Bu sorunun akabinde ise şu soruyu yanıtlamaya çalışın;

“O 15 dakika geçince ne yapacağız?”

Eğer buna da cevap verebildiyseniz markanız için o 15 dakika hiç bitmeyecektir. Bu da pazar hâkimiyeti elde etmenizi, tüketici sadakatine sahip olmanızı, hatırlanabilirliğinizi arttırır, güveninizi yükseltir ve markalaşmanızı sağlar.


💡 10 Maddede Dijital Markalaşma

Bülten Aboneliğinizi Aktifleştirin

Güncel makaleler, sektörel haberler ve ücretsiz etkinlikler için mail listemize abone olun.

Abone olduğunuz için teşekkür ederiz.

Bir şeyler yanlış gitti.