Dijital Markalaşma İçin Uygulanması Gereken 3 Tavsiye

Dijital markalaşma konusu henüz yeni yeni konuşuluyor. Bu konuyu dillendiren ve önemini vurgulayan tek mecra olan Branding Türkiye’de dijital markalaşma konusu “dijital markalaşma nedir?”, “dijital markalaşma nasıl yapılır?”, “dijital markalaşma ve seo”, “dijital markalaşma ve içerik pazarlaması” gibi konu başlıkları çerçevesinde değerlendirildi. Şimdi ise dijital markalaşma için uygulanması gereken 3 tavsiye konusuna değineceğiz.

Geçenlerde “dijital markalaşma nedir?” başlığını taşıyan bir makale yazmıştım ve orada bu kavramın Türkiye’de henüz hiç konuşulmadığını, kavramla ilgili akademik ve sektörel makalelerin üretilmediğini bu yüzden “nedir?” ve “nasıl?” konulu her makalenin büyük önem taşıdığını anlatmaya çalışmıştım.

Daha önce Branding Türkiye’de bu kavramın “nedir”ini şöyle açıklamıştım:

Dijital markalaşma; bütünleşik pazarlama denilen o çatı kavramın içerisinde yer alan 100+ kavram, süreç ve uzmanlıklardan biridir. Dijital markalaşma; dijital pazarlamanın altındaki kavram, süreç ya da uzmanlıkların bir bütün halinde kullanılarak veya kurgulanarak gerçekleştirilmesidir. Lakin yalnızca dijital pazarlama sürecinin dört dörtlük uygulanması dijital markalaşma anlamına gelmez. Zira dijital markalaşma; geleneksel kavram, süreç ve uzmanlıklardan da beslenir. Her ne kadar geleneksel pazarlamadan beslenme ihtimali olsa da dijital markalaşmada odak dijitaldir. Kısacası dijital markalaşma bir sonuçtur. Daha ziyade bir hedeftir.

Marka dediğimiz kavramın odağında da hedefler yani vaatler vardır. Marka, farklılıktır, farkındalıktır evet ama marka, en çok da vaattir. Marka yalnızca hedef kitlesine ürün ya da hizmet bazında vaatler verdiği için marka olmaz. Marka, aynı zamanda kendi değerini koruyacağıyla ilgili de bir vaat verir.

Daha açık ifade etmek gerekirse bizler duymasak da görmesek de bir marka gerçekleştirdiği bütünleşik pazarlama (reklam, pazarlama, iletişim, medya, kurumsal iletişim, PR, dijital pazarlama vs.) kampanyalarıyla aslında “Ben hep marka kalacağım” vurgusu yapar.

Tüm kampanyaların, tüm fırsatların, tüm reklam stratejilerinin odağında “ben marka kalacağım” vaadiyle ilgili bir hatırlatma vardır. Dijital markalaşma, markalaşmanın bir alt kademesiyse o halde dijital markalaşma sürecinde de bir marka “ben marka kalacağım” vurgusu yapmak zorundadır.

Peki ama nasıl?

Dijital markalaşma için uygulanması gereken bazı adımlar var. Bunları 3’e indirgeyerek meseleyi anlaşılır bir hale getirmeye çalıştım.

1) Sosyal Medya Stratejisi

Dijital markalaşma için ilk ve en önemli konu profesyonel sosyal medya yönetimidir. Lakin yıl 2018 olmasına karşın hala firmalar, özellikle KOBİ seviyesindeki firmalar, sosyal medya yönetiminde profesyonel hizmet almaktan korkuyorlar. Evet, bu düpedüz korku.

Bu korkunun sorumlusu sadece dijitale yabancı ve gelenekselci işletme yöneticileri değil bu korkunun oluşmasında en büyük pay işini kötü yapan sözde sosyal medya uzmanlarıdır.

Yapılanlar yapılacakların teminatıdır kuralı gereğince KOBİ’lerin profesyonel sosyal medya yönetimi için daha önce başarılı işlere imza atmış sosyal medya ajanslarıyla, dijital ajanslarla ya da dijital markalaşma ajanslarıyla iletişime geçmesi gerekiyor.

Sosyal medya yönetimi yalnızca “günaydın”, “hayırlı Cumalar”, “iyi hafta sonları”, “sendromsuz Pazartesiler” iletilerinden ibaret değildir. Hatta bu iletiler odağında paylaşım stratejisi kurgulamış olan ajans ya da uzmanlar zaten işini iyi yapmıyordur. Diğer taraftan sosyal medya yönetimi yalnızca yorumlara yanıt vermek, gelen öneri ve şikâyetleri ilgili birime iletmek, sosyal ağlar aracılığıyla gelen siparişleri sisteme aktarmak, belli dönemlerde kapak fotoğrafı güncellemek, Facebook’a haftalık 50 TL reklam vermek, takipçi satın almak, özel günlerde Google’dan görsel bulup paylaşmak değildir.

Sosyal medya yönetiminde temel hedef Facebook, Twitter, Instagram, Youtube başta olmak üzere markanın yer alması gereken tüm sosyal ağlarda markaya kurumsal bir kimlik oluşturmak daha doğrusu kurumsal bir kimlik kazandırmak olmalıdır.

Ben buna “dijital kültür” diyorum. Dijital kültürün kurgulanması ve sürdürülmesinde ise en önemli pay sosyal ağlara aittir. O nedenle profesyonel sosyal medya yönetimi, diğer bir ifadeyle sosyal medya stratejisi dijital markalaşma için en önemli adımdır.

2) İçerik Stratejisi

İçerik yönetimi, içerik üretimi, içerik pazarlaması evet hepsi bir bütün olarak içerik stratejisi başlığında değerlendirilebilir. Ve dijital markalaşma için içerik stratejisinin ciddi bir öneme sahip olduğunu da düşünüyorum.

Şimdi konuyu buradan alıp “içerik kraldır” sözüne çekeceğim. Bu hep dillendirilir. İçerik kralsa bu durumda mecra da kraliçe olmalı. O halde kral ile kraliçeyi buluşturmak için strateji kurgulamak gerekiyor.

Yönetim, üretim ve pazarlama olmak üzere hepsini bir bütün olarak değerlendirdiğim içerik stratejisi iyi kurgulandığında kral ile kraliçe buluşur. Diğer bir ifadeyle doğru içerik, doğru dijital mecrada, doğru şekilde ve doğru zamanda verildiğinde dijital markalaşma adına amaca hizmet edilmiş olur.

3) Dijital İtibar Stratejisi

Evet dijital markalaşma için sosyal medya stratejisi ve içerik stratejisi geliştirildi kurgulandı diyelim yani süreç bir şekilde devam ediyor farz edelim. Peki dijital markalaşma için bunlar yeterli midir?

Hayır!

Dijital itibar stratejisi olmadan sosyal medya stratejisinin ve içerik stratejisinin sürdürülebilirliği konusunda her daim bir tehlike mevcuttur.

Dijital itibar için anlık geliştirilen ve strateji sanılan şeyler pek bir işe yaramaz. Genelde kriz oluştuğunda markalar dijital itibar yönetimi veya online itibar yönetimi sürecine ihtiyaç olduğunu zannetmektedir. Oysa dijital itibar stratejisi adı üstünde bir strateji gerektirir.

Strateji kavramının özünde “süreç” vardır. Dolayısıyla kriz anında dijital itibar stratejisi geliştirilmez. Bu arada dijital itibar yalnızca kriz anında da uygulanmaz. Var olan itibarı muhafaza etmek için veya sosyal medya stratejisi ile içerik stratejisi süreçlerinin sorunsuz sürdürülmesi için de dijital itibar stratejisi önem arz etmektedir.

Peki dijital itibar stratejisinde işe nereden başlanmalı?

Öncelikle bunun farkında olmak lazım. Sonrasında ise şirket içi eğitimleri periyodik hale getirmek gerekmektedir.

“Dijital markalaşma nedir?” konusundan sonra “dijital markalaşma nasıl yapılır?” konusuna göz kırpan dijital markalaşma için tavsiyeler odağında bir makale yazmanın doğru olacağını düşündüm.

Makalenin girişinde de belirttiğim gibi dijital markalaşmayı Branding Türkiye’nin akademisyenlerden ve sektör profesyonellerinden oluşan yazar kadrosu tüm parametreleriyle ele alıyor. Ayrıca Branding Türkiye’nin etkinlik odaklı alt markası Branding Türkiye I Etkinlik, birçok üniversitede dijital markalaşma zirvesi düzenleyerek bu konuda bir farkındalık oluşturmayı sürdürüyor.

Bülten Aboneliğinizi Aktifleştirin

Güncel makaleler, sektörel haberler ve ücretsiz etkinlikler için mail listemize abone olun.

Abone olduğunuz için teşekkür ederiz.

Bir şeyler yanlış gitti.

Bir Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir