İş Yerinden Soğutan 10 Temel Sebep

İş ortamı, en çok zaman geçirdiğimiz ve günün en verimli saatlerini harcadığımız alanlardır. Karşılığı para kazanmak bile olsa, hayatımız boyunca yaptığımız en büyük fedakarlık bir iş yerinde çalışıyor olmaktır. Peki bu alan istediğimiz gibi olmadığında ne olur? Bu sorunun yanıtı makalede gizli. İşte, insanı iş yerinden soğutan nedenler!

Ben, çalışma hayatını en ilkel haliyle şöyle tanımlıyorum:

Bir kişinin mesleki yetenek, yetkinlik ve eğitimlerini işverene kiralaması karşılığında aldığı ücret. 

Böyle bakıldığında durumu; bir nevi ilkel bir alışveriş şekli olarak betimleyebiliriz. Peki bu alışverişte doğru denge kurulmadığında neler yaşanabilir hiç düşündünüz mü? Parayı veren düdüğü çalar mı? yoksa Para aslında her şeyin ilacı değil mi? 

İş Yerinden Soğutan Nedenler

İş hayatında karşılıklı tatminin yaşanmadığı durumlarda aksamalar olabileceği gibi bu dengesizlik daha vahim durumları da beraberinde getirebilir. Bu makalede çalışanları işten soğutan ve insanı yeni iş arayışına sevk eden nedenleri listeledik. İşte iş yerinden soğutan o sebepler!

Nezaketsiz Yöneticiler1- Dayatmacı Ve Nezaketsiz Yöneticiler:

İş yerinden soğutan nedenlerin başında zor insanlar var. Aslında zor insanlar hayatın her alanında var. Ama konu iş hayatı olunca, konu biraz daha ehemmiyet kazanıyor. Hatta bu duruma ilişkin yüzlerce içerik bulunmakta. Kurumlarda, kişisel gelişim atölyelerinde bu ve benzeri konularda bir çok eğitim verilmekte ve bunlar oldukça talep görmekte. Örneğin internete girip, “Zor insanlarla baş etme yolları” ya da “Zor yöneticilerle çalışma teknikleri” gibi aramalar yaparak sayısız eğitim içeriği ya da makale bulabilirsiniz.

Tüm bunlar bize şunu anlatıyor; birçok çalışan, zor yöneticilerden muzdarip. Günümüzde pek çok çalışan, birlikte mesai yaptığı yöneticisiyle ilgili nezaketsiz tavırlardan ve agresif çalışma koşullarından şikayetçidir. Bu durum çalışanların hem kurum kültürüne olan saygısını hem de kuruma olan bağlılığını ciddi derecede sarsmakta.

Yapılan araştırmalara göre, bu şartlar altında zamanla özgüvenini ve öz saygısını kaybeden personeller; işinden ve kurumundan soğuyup uzaklaşıyor.

İş Hayatında Gruplaşma2- İş Yerinde Gruplaşma Ve İlişki Çatışmaları

Gruplaşma; sağlıklı bir iletişim ağının kurulamadığı örgütlerde, ne yazık ki çok sık karşılaşılan bir durumdur. İş yerinde gruplaşmayı; belli bir kişi ya da konuya odaklanmış, ortak bir paydayı paylaştığına inanan çalışanların; otoriter boşluğunu fırsata çevirerek, kendi iletişim ağlarını kurdukları durum olarak açıklayabiliriz.

Ortak bir paydada buluşmak, aynı değerleri savunmak, takım çalışması, dayanışma kavramları; gruplaşma ile karıştırılmamalıdır. Aynı değerler doğrultusunda, fikir birliği yakalamak, pozitif aksiyonlar almaya olanak tanırken, kurum içerisinde gruplaşma ve ilişki çatışmalarının varlığı; kaosa, karmaşaya ve sağlıklı iletişim ağının parçalanmasına sebep olur.

Bütün bunlar işine ve kurumuna bağlı çalışan bir personelin, kendisini iş yerinden soyutlamasına ve bu personelin zamanla merkezden uzaklaşmasına zemin hazırlar.

Anlayışsız Yönetim3- Yarar Sağlamayan İş Ve Yöntemlerde Israrcı Olan Yönetim

Beyin fırtınası, iş hayatının olmazsa olmazıdır. Olaylara farklı bakış açılarıyla yaklaşmak, farklı fikirleri dinlemek çoğu zaman başarıya giden yolda olumlu birer tetikleyici olmuştur. Ancak bazen yalnızca son sözü söylemiş olmak adına, personele gereksiz dayatmalar ve yönlendirmeler yapan yöneticilerle de karşılarız.

Bir çalışan sizin astınız olabilir, kıdemi sizden daha aşağıda da olabilir. Ancak bu durum o çalışanın hayatta sizden daha deneyimsiz ya da sizden daha az performans sahibi olduğu anlamına gelmez.

Elbette ki iş hayatında deneyimler çok önemlidir. Ancak şunu unutmayın; fikir alışverişi yapmak, size mevkinizden bir şey kaybettirmez. Buna ek olarak gözden kaçırmış olabileceğiniz en ufak bir detay sizi başarısızlığa sürükleyebilir. Öte yandan öz eleştiriye açık olmak, fikir sağlaması yapmak, iş hayatına adını altın harflerle yazdırmış bir çok başarılı ismin başarı sırları arasında yer alır.

Yalnızca egolarını tatmin etmek adına; yarar sağlamayan, başarısızlığı deneyimlenmiş ya da başarısız olacağı muhtemel yöntemleri, personeline dayatan bir kurumda çalışanlar, bir süre sonra orada vakit kaybettikleri hissine kapılacaktır. Bu da onlara başka denizlere yelken açmanın yollarını aratacaktır.

Liyakatsızlık4- Adaletsiz Yetki Ve Sorumluluk Dağılımları

Bir kurumun, gerçekten kurumsal bir yapıya sahip olduğunu nereden anlarsınız? Ben, doğru ve gerçekçi şekilde hazırlanmış hiyerarşik bir organizasyon şemasından ve çalışanların pozisyon fark etmeksizin, görev tanımlarına bağlı kalıp kalmadıklarından anlarım. Aynı zamanda denetleyici bir mekanizmanın bu durumu doğru ve adaletli bir şekilde denetleyip denetlemediğinden anlarım.

Bir departmanın personeli 17:30’da tüm iş yükünü bitirmiş çay kahve içebiliyor hale gelirken, bir diğer departmanda mesai saati bittiği halde personelin iş yükü bitmiyorsa bazı şeyler ters gidiyor demektir. Böyle bir durumla karşılaşıldığında; adaletli bir iş yükü dağılımı olmadığı anlaşılır.

Bu durumun sonucunda fazla mesai yapan çalışan; diğer departmanlardaki arkadaşları rahat bir şekilde molalarını kullanabilirken, kendisi işlerin arasına sıkışmış hisseder. Bu şekilde mesai yapan personel bir süre sonra kullanıldığını hissetmekle kalmayıp, kendisine yeterince değer verilmediğini ve hatta aptal yerine konduğu kanısına varacaktır. Böyle olunca da farklı arayışlara girişecektir.

Kariyer Yolculuğu5- Önü Kapalı Ve Gelişmeye Açık Olmayan Pozisyonlar

İş hayatımız boyunca tüm zorluklara katlanmamızın temelde iki nedeni vardır. Birincisi ekonomik sebeplerdir. Diğeri ise kariyer hedefleridir.

Öncelikli olarak, hayatımızı idame ettirmek, ihtiyaçlarımızı karşılamak gibi sebeplerle çalışırız. Bir alt sırada yıllar yılı kendimize yaptığımız yatırımların, sosyal olarak karşılığı vardır. Her iki durumda da çalışanın tek bir gayesi bulunmaktadır: İlerlemek (Terfi almak.)

Bir çalışan, maaşına aldığı ufacık bir zam oranının verdiği motivasyon duygusunun bir benzerini, takdir görmek, yükselmek, terfi almak gibi durumlarda da hisseder.

Çalıştığı pozisyonda takdir görmek ve o pozisyonda ilerleyeceğine dair teşvik edilmek çalışanın kendini iyi hissetmesine ve kuruma daha da bağlanmasına yardımcı olur. Bunun tam tersi bir durumda ise, boşa kürek çektiği duygusuna kapılan çalışan kendini yiyip bitirmekle kalmayacaktır. O iş yerine karşı bir soğukluk hissedecektir.

Personel Memnuniyeti6- Dikkate Alınmayan Talep Ve Öneriler

Hayatın her noktasında olduğu gibi iş hayatında da fikir ve önerilere açık olmak her zaman 1-0 önde başlamayı sağlar. Bir işletmenin, olaylara her zaman aynı pencereden bakması yerine, bazı durumlarda karşı tarafın penceresinden bakmaya çalışması önemli bir detaydır. Aynı zamanda bu, kurumu artıya geçirecek bir harekettir.

Zaman zaman kurumun en tepe noktasındaki kişi olarak gözden kaçırdığınız şeyleri, yetki olarak sizden çok daha alt seviyede birisi daha net bir şekilde görebilir. Bu tarz durumlar için, kurumsal firmalar; dilek ve şikayet kutuları, personel geri bildirim forumları gibi platformlar oluşturarak çeşitli değerlendirmeler yaparlar.

Bir başka yöntem olarak da, İK departmanı; belli zamanlarda, personellerle birebir görüşmeler yaparak personellerin kuruma ya da kurum şartlarına ilişkin talep, öneri ve şikayetlerini dinler. Sonra da bunları ilgili kişi ya da birime raporlar. Bu tarz iletişim ağlarının kurulmadığı örgütlerde çalışanlar, yaşadıkları birkaç sorundan sonra muhatap bulamadıkları düşüncesine kapılacak ve daha fazla ciddiye alınmak için farklı arayışlara gireceklerdir.

İş Hayatında Bahaneler7- Gerçek Olduğu Halde Öyle Değilmiş Gibi Hissettirilen Mazeretler

Farz edin ki bir annesiniz. Bebeğiniz bütün gece ateşler içinde yandı. Hastaneydi, acil servisti derken sabaha karşı eve vardınız. Yaşadığınız psikolojik yıpranmanın yanında, fiziksel olarak da bitmiş durumdasınız. Yöneticinize durumu bildirip, ertesi gün kendiniz ve en çok da bebeğiniz için izin istemeyi düşünüyorsunuz. Fakat bir taraftan da içiniz içinizi yiyor. Kendi kendinize şöyle bir düşünceye kapılıyorsunuz; “Mesaj mı atsam yoksa direkt arasam mı?” 

Çünkü, karşınızda sizi sürekli kontrol etmeye çalışan, açığınız varmış gibi davranan, her hareketinizi defalarca sorgulayan, sunduğunuz sebepleri bahane olarak yorumlayan bir yönetici var. Bu durumun bir adım sonrasını tahmin etmek çok da zor değil aslında; verimli, işini severek yapan bir personeli; bahaneler sunarak işini aksatan bir personel haline getirmek…

Yetersiz Brief8- Yetersiz Bilgiyle Başarı Beklenen Görev Ve Projeler

Hiç birimiz ne yazık ki, Mel Gibson’ın -Kadınlar Ne İster- filminde olduğu gibi, beyin okuma özelliğine –henüz – sahip değiliz. Dolayısıyla karşımızdaki insanın ne düşündüğünü ya da bir projeyi kafasında nasıl kurguladığını bilemeyiz. Oysa bir yönetici olarak hayalini kurduğunuz şeyi elde edebilmek için, ne istediğinizi bilmeniz ve bunu personele açıkça ifade edebilmeniz gerekir.

Örneğin bir mağazaya girdiğinizde tezgahtara yalnızca “Kazak istiyorum” derseniz, muhtemelen tezgahtar size “Nasıl bir kazak efendim?” diyecektir. Yani istek ve talebinize göre size yardımcı olmak isteyecektir. Aksi takdirde personel; mağazanın kapanış saatine kadar başka hiçbir müşteriyle ilgilenmemek suretiyle tüm renk ve modellerdeki kazakları size tek tek sunmak zorunda kalır. Bu da zaman ve nakit kaybı demektir.

İşte, çalışma hayatında gerçekleştirilmeye çalışılan proje ve işler için de aynısı geçerlidir. Yeterince açık bir şekilde neyi hedeflediğini, çalışana ifade etmeden, kafasında kurguladığı sonuca ulaşmayı bekleyen yönetici çok büyük bir ihtimalle hüsrana uğrayacaktır. Ayrıca bu hüsran neticesinde yönetici; çalışanların şevk ve motivasyonunu kırıcı davranışlarda bulunarak onları kuruma karşı soğutacaktır.

Tebrik Edilmeyen Çalışan9- Takdir Edilmeyen Başarılar

Bazı insanları mutlu etmek zordur. Bazılarını ise imkansız! Konu iş hayatı olunca bu durum içinden çıkılmaz bir hal alabilir. Ne yaparsanız yapın, ne kadar başarılı işlere imza atarsanız atın, sarf ettiğiniz çaba ya da ortaya koyduğunuz performans için herhangi bir olumlu reaksiyon alamadığınızda, kıdem ve mevkiniz ne olursa olsun motivasyon kaybı yaşarsınız.

Ast konumunda çalışanlar içinse durum biraz daha hassas ve kritiktir. Potansiyelini ispat etmek ve bir adım öne çıkmak için efor sarf eden bir çalışanı görmezden gelmek, yakaladığı başarılara zaten göreviymiş gibi görmek; personelin önce özgüvenini kıracak, ardında da o personelde “Zaten ne yaparsam yapayım yöneticimi memnun edemiyorum” algısına neden olacaktır. Bu da çalışanı kurumdan soğutacaktır.

İletişimsizlik10- İletişim Sorunu Yaşanan Müşteriler, İş Arkadaşları Ve Yöneticiler

Bu maddeye gelene kadar bir nokta dikkatinizi çekmiş olmalı. Tüm başlıkların aslında tek bir ana fikri var: İLETİŞİM. Bu açıdan bakıldığında iş yerinden soğutan nedenlerin odağında da iletişimsizlik var diyebiliriz.

İşin özeti; karşınızdaki her kim olursa olsun, doğru iletişim kanalında değilseniz hedeflenen sonuca ulaşmanız mümkün olmaz. Konu ne olursa olsun, iletişimin eksik ya da aksak olduğu bir mecrada, olumsuz bile olsa bir sonuca ulaşma şansınız yoktur.

Hayatta bir çok konuda, başarısızlığın ve sorunların temel nedeni iletişimsizliktir. Açık, net ve saygı kuralları çerçevesinde, ifade ettiğiniz hiçbir şeye olumlu ya da olumsuz geri dönüş almamanız mümkün değildir. Yani bir şekilde iletişim sürmelidir. Kendinizi özgür, mutlu ve eşsiz kılmak için; “Lütfen iletişim kurun.”

Bülten Aboneliğinizi Aktifleştirin

Güncel makaleler, sektörel haberler ve ücretsiz etkinlikler için mail listemize abone olun.

Abone olduğunuz için teşekkür ederiz.

Bir şeyler yanlış gitti.

1 Yorum Yap

  1. Avatar
    • Uğur Kaplan -

    • 8 Kasım 2019 at 23:55 pm

    8. Maddeyi aldım Uygulamaya çalıştığım ve anlatmaya çalılştığım en büyük başarım olur

Bir Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir