3F Fenomeni Nedir? Niye Önemlidir? Nasıl Uygulanır?

Eğer daha önce 3F Fenomeni hakkında hiçbir şey duymadıysanız, görmediyseniz veya konuşmadıysanız bu oldukça normal. Yani bir şeyleri kaçırdığınızı düşünmenize gerek yok. Yeni bir “stratejik planlama modeli” olarak kurguladığım “3F Fenomeni” ile ilgili “nedir?” / “nasıl?” / “niye?” odağındaki bu makale kavramla ilgili bilgi sahibi olmanıza yardımcı olacaktır.  

Dijitalleşmenin hız kesmeden devam ettiği, değişim ve dönüşüm açısından sürdürülebilirliğin sağlandığı bir çağdayız. Ancak değişim ya da dönüşüm için sürdürülebilirlik herhangi bir kesintiye uğramasın istiyorsak standart stratejileri destekleyici bir takım ek modeller geliştirmek zorundayız. Diğer bir ifadeyle sermaye, emek ve zaman harcanan tüm durum ve olayların planlama / yol haritası / süreç aşamasında; hatırlanabilir, uygulanabilir ve sürdürülebilir bir analiz modeline ihtiyacımız var. Ben buna 3F Fenomeni adını verdim.

3F Fenomeni Nedir?

Bu kavram ismiyle müsemma deyimini hak ediyor. Zira içerisinde 3 tane “F” ile başlayan sözcüğü barındırıyor.

Bunlar;

  • Fikir
  • Fayda
  • Farkındalık

3F Fenomeni’nin içerisindeki her bir kavramla ilgili sözlük düzeyinde yalın düzeyde ve temel tanımlamalar yapacak olursak:

Fikir; düşünce, akıl yürütme, tamamlanmaya uygun yargı şeklinde özetlenebilir. Bilgi içerir.

Fayda; bir durum veya olaydan yahut bir mal ya da hizmetten ihtiyacın karşılanması olarak ifade edilebilir. Fayda tek taraflı olabileceği gibi çift yönlü olabilir. “Fayda”nın psikolojik bir yönü vardır. Mutluluk ve/veya haz ile orantılıdır. Dolayısıyla fayda tartılabilir bir olgu olmadığı gibi bir taraftan da orantısal olarak en maksimum düzeyde haz elde etmiş / ettirilmiş olmakla ölçülebilir.

Farkındalık; ilişki kurabileceğimiz yakınlıktaki bir çevrede (online / offline) gerçekleşen herhangi bir olay, olgu ya da durumun bilinmesi, algılanması ya da duyumsanması şeklinde özetlenebilir.

Bu bilgiler ışığında 3F Fenomeni Nedir? sorusuna yanıt olarak; tekil anlamda her biri ayrı bir öneme ve önceliğe sahip bu kavramları (Fikir – Fayda – Farkındalık) bütünleşik bir anlayışla uygulama sürecidir diyebiliriz.

3F Fenomeni aynı zamanda “bir stratejik planlama modeli”dir. Diğer bir ifadeyle 3F Fenomeni bir işin / durumun analiziyle ilgili kısımda yerine getirilmesi gereken bir sorumluluktur.

Kısacası bir iş veya süreç ile ilgili uygulanmak ya da gerçekleştirilmek istenen aksiyonlar için oturup bir yol haritası çizmemiz gerekiyorsa ve bu yol haritasında bize yardımcı olacak bir takım bütünleşik analiz yöntemlerini tatbik etmek zorundaysak  (Örn; SWOT Analizi, 4P / Pazarlama Karması gibi.) 3F Fenomeni’ni de yeni bir yöntem olarak uygulamak mecburiyetindeyiz.

3F Fenomeni Niye Önemlidir?

Örnekleyerek başlayalım; elimizde bir tren olduğunu varsayarsak ve bu treni yürütmek istiyorsak öncelikle treni tanımalıyız. Ardından trenin gideceği yolun var olup olmadığını bilmek zorundayız. Sonuçta raylar olmadan tren yürümez.

Eğer raylar varsa, bu defa da yolun güvenirliğini sorgulamalıyız. Görüldüğü üzere “nedir” içinde “nedir” söz konusu… Evet, devam edelim; eğer trenin gideceği bir yol yoksa o yolu inşa etmek zorundayız. Sonrasında da yine güvenirlik başta olmak üzere diğer dinamikleri sorgulamalıyız.

Tüm bunları hallettik diyelim. Yani tren hakkında bilgi sahibiyiz ve raylar tamam. Peki sadece rayların ve trenin olması yeterli mi? Hayır! Trenin yol boyunca durup yolcu / ürün alacağı durakların da olması gerekir. Ancak iş bununla da bitmiyor. Bir de tüm bunların bir anlamı olmalıdır. Yani trenin A noktasından B noktasına gidiyor olmasının mantıklı ya da mantıksız bir açıklaması olmalıdır. Mantıklı bir açıklaması varsa meselenin “fayda” aşaması sağlanır. Fakat eğer sürecin mantıklı bir açıklaması yoksa o zaman mantıklı bir açıklama için efor sarf etmek zorundayız. Her ne kadar “fayda”nın tek taraflı olabileceğini vurgulamış olsak bile çift yönlü olması için uğraşmalıyız. Böylece işin “nasıl” kısmını da halletmiş oluruz.

Tüm bunların akabinde trenin muhatapları tüm bu süreçle ilgili “niye?” sorgusunu yapacak etkileşim mesafesinde olmalıdır. Aksi halde algı sürecinde aksaklık yaşanır ve “farkındalık” aşaması sağlanamaz.

Kabataslak bir örnekle geçiştirdiğimi düşünmenizi istemem. Ancak işleri rayına oturtmak için 3F Fenomeni’nin gerekliliğini başka türlü anlatamazdım.

Kafa karışıklığını ortadan kaldırmak adına bu modelin bütünleşik pazarlamaya dair tüm olgularla ilgili (100+ kavram) süreçlerde (reklam, pazarlama, iletişim, medya, dijital markalaşma, sosyal medya iletişimi, marka yönetimi, kurumsal iletişim, dijital pazarlama, seo, sem, içerik pazarlaması, e-posta pazarlama, itibar yönetimi, pr vs.) uygulanabilir olduğunu tırnak içinde vurgulamak isterim.

3F Fenomeni Nasıl Uygulanır?

3F Fenomeni olarak adlandırdığım ve kavramsallaştırdığım modelin açılımındaki Fikir, Fayda ve Farkındalık kavramlarını sorumluluğumuzdaki işe uyarlarken her kavramın karşılığı olan bir temel soru ekinin varlığını bilmekle ve bu soru ekine yanıt vermekle mükellef olduğumuzu da aklımızdan çıkarmamalıyız. Öncelikle bu soruların ne olduğuna bakalım.

Fikir için Nedir?

Fayda için Nasıl?

Farkındalık için Niye?

3F Fenomeni’nin açılımındaki “Fikir” aşamasında boşlukları doldurmak için “Nedir?” sorusuna ihtiyacımız var. Diğer bir ifadeyle modelin açılımındaki “Fikir” işin “bilgi” kısmına karşılık gelir. Bu adımda “teori” ile içli dışlı olacağımızı bilmeliyiz. İş / Olgu / Durum / Mesele vs. ile ilgili tüm “nedir”leri sorgulayıp sonra da bunlara yanıt verdiğimiz aşama fenomenin “Fikir” kısmına denk gelmektedir. Bunun aynı zamanda bir “tanıma” ve / veya “tanıtma” aşaması olduğunu unutmamalıyız.

 

3F Fenomeni’nin açılımındaki “Fayda” aşamasında boşlukları doldurmak için “Nasıl?” sorusuna ihtiyacımız var. Diğer bir ifadeyle modelin açılımındaki “Fayda” işin “uygulama” kısmına karşılık gelir. Bu adımda “pratik” ile içli dışlı olacağımızı bilmeliyiz. . İş / Olgu / Durum / Mesele vs. ile ilgili tüm “nasıl”ları sorgulayıp sonra da bunlara yanıt verdiğimiz aşama fenomenin “Fayda” kısmına denk gelmektedir. Bunun aynı zamanda bir “süreç” aşaması olduğunu unutmamalıyız.

3F Fenomeni’nin açılımındaki “Farkındalık” aşamasında boşlukları doldurmak için “Niye?” sorusuna ihtiyacımız var. Diğer bir ifadeyle modelin açılımındaki “Farkındalık” işin “algılama” kısmına karşılık gelir. Bu adımda “strateji” ve “kreatif” ile içli dışlı olacağımızı bilmeliyiz. İş / Olgu / Durum / Mesele vs. ile ilgili tüm “niye”leri sorgulayıp sonra da bunlara yanıt verdiğimiz aşama fenomenin “Farkındalık” kısmına denk gelmektedir. Bunun aynı zamanda bir “konumlama” aşaması olduğunu unutmamalıyız.

Sonuç

Günümüzde her alanda tüketim çok hızlı bir şekilde gerçekleşiyor. Eminim herkes en az birkaç kez “kaynaklar ve üretim stratejileri, bu denli hızlı ve yıkıcı bir tüketimi karşılayacak yeterlilikte mi?” diye düşünüyordur. Ancak tüketimi hammadde / mal / hizmet odağında sınırlarsak yanılırız. Zira tüketim yalnızca doğal kaynaklar, temel ihtiyaçlar odağında gerçekleşmiyor. Üretimi oluşturan dinamikler, disiplinler, kavramlar, iş modelleri odağında da bir tüketim söz konusu. Dolayısıyla eğer bu manada bir kıtlık yaşamak istemiyorsak deyim yerindeyse yeni şeyler söylemek gerekiyor.

Bu anlayıştan yola çıkarak terimselleştirdiğim ve bir stratejik planlama modeli olarak konumladığım “3F Fenomeni”nin tüm alanlarda / tüm süreçlerde uygulanabilir temel bir durum analizi modeli şeklinde anlayabiliriz. Kısacası bir sosyal medya iletişimi stratejisinde, hatta bir makale yazarken dahi 3F Fenomeni rahatlıkla uygulanabilmektedir.

Özellikle girişimcilerin süreç boyunca işlerini kolaylaştıracak ve durumu analiz etmelerine yarayacak bir model olan 3F Fenomeni’nin gerçekleştirilmesine yönelik tavsiyeleri ve örnek uygulamaları içeren makalelerimi de yakında Branding Türkiye’de paylaşacağım.

Bülten Aboneliğinizi Aktifleştirin

Güncel makaleler, sektörel haberler ve ücretsiz etkinlikler için mail listemize abone olun.

Abone olduğunuz için teşekkür ederiz.

Bir şeyler yanlış gitti.

Bir Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir