Marka İnsanlar: Güler Sabancı

“Marka İnsanlar” yazı dizisinin 4. bölümünde Türkiye’nin en başarılı iş kadınlarından birinin hikayesi var: Güler Sabancı… Forbes ve Financial Times gibi dünyaca ünlü saygın yayınlar tarafından dünyanın en başarılı iş kadınları arasında gösterilen ve örnek bir profil sergileyerek rol model olmayı başaran Güler Sabancı’yı bir de “Marka İnsan” olarak tanımanız için bu makaleyi hazırladık.

Adım adım küçük başarılar dizisi yaratabilirsiniz. Her yolculuk ilk adımla başlar. Ama gideceğimiz yere ulaşmak için ikinci, üçüncü ve gerekli tüm adımları atmak zorundayız. Şimdi sizlere bu adımları koşarcasına atan, kariyeri sayısız başarıyla dolu, Türk iş dünyasının en etkin iş kadınlarından biri olan Güler Sabancı’yı anlatacağız. Tabi sıradan bir biyografi yerine Güler Sabancı’nın “Marka İnsan” olma serüvenine değineceğiz.

Branding Türkiye‘nin ilgiyle takip edilen yazı dizilerinden biri olan Marka İnsanlar serisinde şimdi konumuz Güler Sabancı.

Güler Sabancı’nın Hayatı

Güler Sabancı, 14 Ağustos 1955 tarihinde Adana’da Doğmuştur. Babası İhsan Sabancı, annesi Yüksel Sabancı’dır. Ahmet Yakup Sabancı, Nur Sabancı ve babasının ikinci eşinden Sevgi Sabancı, Murat Sabancı, Murat Sabancı, Sevilay Sabancı adlarında kardeşleri vardır. Babası, Sabancı Topluluğu’nun ilk adımlarını atan Hacı Ömer Sabancı‘nın oğlu olan İhsan Sabancı‘dır. Amcaları ise Sakıp Sabancı, Hacı Sabancı, Şevket Sabancı, Erol Sabancı ve Özdemir Sabancı‘dır.

Ortaöğretimini TED Ankara Koleji’nde bitirdikten sonra, Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nü 1978 yılında tamamlamıştır. Profesyonel yöneticilik hayatına ailenin lastik fabrikası Lassa Kocaeli’nde başladı. Daha sonra KordSA’nın genel müdürlüğünde 14 yıl görev yaptıktan sonra holding yönetimine Murahhas Üye sıfatı ile dahil oldu. Amcası Sakıp Sabancı’nın 2004’de vefatı üzerine, amcaları Şevket Sabancı ve Erol Sabancı’nın holdingi üçüncü kuşağa devretme kararı ile 17 Mayıs 2004 tarihinde Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanlığı’na gelmiştir.

Zirvedeki Kadın Güler Sabancı

Kuruluşundan itibaren üst düzeyde sorumluluklar aldığı Sabancı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı olan Güler Sabancı, 2004 yılında Financial Times tarafından “Avrupa’nın en güçlü 30 Kadını” arasında gösterilmiştir.

Güler Sabancı, 2009 yılında Financial Times tarafından ilk kez hazırlanan “Dünyanın Zirvedeki 50 İş Kadını” listesinde beşinci sırada yer aldı. Aynı yıl Forbes tarafından hazırlanan “Dünyanın Zirvedeki 50 İş Kadını” listesinde sekizinci olmuştur. 2010 yılında Forbes tarafından hazırlanan “Dünyanın Zirvedeki 50 İş Kadını” listesinde ise yedinci sırada yer almıştır.

Güler Sabancı’nın Aldığı Ödüller

Güler Sabancı, iş hayatı ve toplumsal duyarlılık alanlarındaki başarılarından dolayı dünya çapında prestijli ödüllerle onurlandırılmıştır. İşte Güler Sabancı’nın “Marka İnsan” olmasına katkı sağlayan o ödül, nişan ve unvanlar;

  • 2006 Haziran ayında dünyanın ve ABD’nin en saygın eğitim kurumlarından olan Drexel Üniversitesi tarafından Fahri Doktora unvanına layık görüldü.
  • 2007 Kasım ayında Türkiye-Belçika ekonomik ilişkilerine yapmış olduğu katkılardan dolayı Belçika Senatosu Başkanı Armand de Decker tarafından, II. Leopold Commander Nişanı verildi.
  • 2007 yılında Amerikan Türk Cemiyeti tarafından Kurumsal Ortaklık Ödülü verildi.
  • 2009 Mayıs ayında toplumsal sorumluluk alanında insanların hayatlarında fark yaratan uygulamaları hayata geçirmesi nedeniyle Avrupa Birliği Konseyi Genel Sekreteri Javier Solana‘nın Başkanı olduğu Jüri tarafından Raymond Georis Yenilikçi Filantropist Ödülü’ne layık görüldü.
  • 2009 Haziran ayında, Türkiye-İspanya ilişkilerine olan katkılarından dolayı Kral I. Juan Carlos tarafından İspanya’nın en üst düzeydeki liyakat nişanı olan Encomienda De Numero Nişanı’na layık görüldü.
  • 2010 Nisan ayında sosyal duyarlılığı, iş yaşamındaki üstün başarıları ve üstlendiği öncü rolü nedeniyle Avusturya’nın en üst düzey devlet nişanı Silbernes Ehrenkreuz der Republik Österreich sahibi oldu.
  • 2011 Mayıs ayında, kendi alanlarında inovasyon yaratmış, yeni ve ilerici projelere imza atmış isimlere Avusturyalı ünlü ekonomist Joseph A. Schumpeter anısına verilen Schumpeter Ödülü’ne layık görüldü.
  • 2011 Temmuz ayında, Berlin’deki European School of Management and Technology (ESMT) tarafından verilen ESMT Sosyal Sorumlu Liderlik Ödülü‘ne layık görüldü.
  • 2011 Eylül ayında, kadınlara ve kız çocuklarına yaptığı katkılar ile Türkiye’nin sosyal, kültürel ve ekonomik gelişimi için yaptığı çalışmalar nedeniyle, ABD’nin eski Başkanı Bill Clinton’ın kurduğu Clinton Global Initiative tarafından Kurumsal Liderlik kategorisinde Clinton Küresel Vatandaşlık Ödülü’ne layık görüldü.
  • 2013 Ekim ayında, Amerika’nın önde gelen iş adamı ve filantropisti David Rockefeller’in adını taşıyan ve hayırseverlik alanında öncü ve etkili çalışmalar yapan liderlere verilen David Rockefeller Köprü Kurucu Liderlik Ödülü‘ne layık görüldü.

Sabancı Vakfı’yla Milyonlarca Hayata Dokundu

Kuruluşundan bu yana Sabancı Vakfı, 120’den fazla kalıcı eser, gençlerin eğitimine katkı için 42.500’ün üzerinde burs, 1000’i aşkın ödül, Hibe Programları kapsamında 119 projeye, 11 milyon TL’yi aşkın destek ve bunların yanı sıra Türkiye’nin dört bir yanında yürüttüğü çeşitli programları ile milyonlarca hayata dokundu.

Sabancı Vakfı, gerek yurt içinde, gerekse de Birleşmiş Milletler’den Avrupa Vakıflar Birliği’ne uluslararası platformlarda kadın, genç ve engelli haklarının savunuculuğunu üstlendi. Ayrıca topluluk şirketleri aracılığı ile de toplumun ihtiyaçlarına el uzatmak için sayısız projeyi hayata geçirdi.

Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, taşıdığı sosyal sorumluluk bilinciyle projelere devam etmektedir. Güler Sabancı Türkiye’ye olan bağlılığını şu sözler ile dile getiriyor: “Ülkemizin her şeyin en iyisine layık olduğuna inanıyoruz; tüm çalışmalarımızı bu inançla yürütüyoruz. Biliyoruz ki, halkımızın da Sabancı ile kurduğu güçlü duygusal bağın temelinde samimiyetimize olan inancı yatıyor. Bu da bize ayrı bir sorumluluk yüklüyor. Biz de sorumluluklarımızın bilinciyle kalıcı etkiler yaratmak ve bu güvene layık olmak için çalışmaya devam edeceğiz. Halkımıza yürekten teşekkür ederiz.”

Türkiye’nin Sosyal Sorumluluk Lideri Güler Sabancı

Türkiye’de hayırseverlik olarak görülen kurumsal sosyal sorumluluk algısının şirket gündemlerinde itibar ve büyüme kriteri olarak değerlendirilmeye başlanması gerçeğinden yola çıkan bir araştırmada 2005 yılından bu yana Türkiye’nin Sosyal Sorumluluk Liderleri araştırması yapılıyor. Araştırmada yapılan sosyal sorumluluk projelerinin halk tarafından nasıl algılandığını ortaya koyması amaçlanıyor. Çalışmanın çerçevesi genişleterek yapılan değerlendirilmeye iş insanlarının bakış açısı da dahil ediliyor.

Çok aşamalı yarı tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen 386’sı iş dünyasından olmak üzere 1305 kişi ile yapılan yüz yüze anket sonuçlarına göre, halk ve iş dünyası sosyal sorumluluk çalışmalarının eğitime öncelik vermesi konusunda hemfikir. Halk, eğitimden sonraki öncelik alanlarını sağlık, çevre ve aile içi şiddet olarak belirtirken, iş dünyası işsizlik, toplumsal ahlak bilinci, sosyal güvenlik ile sağlık konuları üzerinde çalışılması gerektiğine dikkat çekiyor.

Çalışma ayrıca halkın %4’ünün yeterince, %31’inin kısmen yapılan sosyal sorumluluk çalışmalarından haberdar olduğunu söylüyor. Yürütülen çalışma sonucunda Türkiye’nin en sorumlu şirketi seçilen Sabancı Holding ise bu kapsamda çevre konusuna ayırdığı yıllık 6,6 milyon Euro tutarındaki kaynakla bulunduğu konumu hak etmiştir. Sabancı Holding her yıl, emisyon azaltmak için 1 milyon euro, atık su ve katı atık bertarafı için 3,5 milyon euro yatırım yapıyor. Bu duyarlılık ve kurumsal sosyal sorumluluk bilinci sayesinde Güler Sabancı Türkiye’nin Sosyal Sorumluluk Lideri seçilmiştir.

TÜSİAD’ın İlk Kadın Üyesi: Güler Sabancı

Güler Sabancı Türkiye’nin en güçlü iş kadını, 1984 yılında TÜSİAD yani Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği’nin ilk kadın üyesi olmuştur.

Güler Sabancı TÜSİAD’a girme hikayesini şu şekilde dile getiriyor: “Tüsiad’a girmeme neden olan kişi yakın dostum Ali Koçman’dı. Ali Koçman’a TÜSİAD’da erkek erkeğe oturup duruyorsunuz deyince üzerime geldi. Üye olmam için beni ikna etti. İyi de oldu. Üç yıl sonra 1987 yılında Yönetim Kurulu’na girdim. 80’lı yılların sonu Turgut Özal’lı yıllar. TÜSİAD’ın yabancı ziyaretçileri giderek artıyor. Hiç unutmam gelen yabancı bakanlar hitap ettiklerinde ‘Sayın Hanımefendi ve Sayın Baylar’ derlerdi. TÜSİAD’ın ilk kadın üyesi olmamda ailemin de desteği var. Önümü açan amcalarıma, objektif desteklerini esirgemeyen kuzenlerime çok şey borçluyum”.

Güler Sabancı;”PamukPrenses’in uyanmak için prense değil, eğitime ve cesaretlendirilmeye ihtiyacı var”

Sabancı Üniversitesi’nin Kuruluşu Güler Sabancı’ya Emanet

Güler Sabancı iş dünyasındaki başarısının yanı sıra sosyal konularda da faaldi. Sabancı Ailesi, 1994 yılında üniversite kurmaya karar verdiğinde bu görev yine Güler Sabancı’ya verilmişti.

Sabancı Üniversitesi’nin kurulmasına karar verilen o günleri ise Güler Sabancı şu şekilde dile getiriyor: “Sabancı kardeşler, üniversite kurma kararı verdiklerinde oradaydım ve belki de bu görev için parmak kaldırdım. Rahmetli Hacı Bey ve Sakıp Bey bu görevi bana verdi, ben de severek kabul ettim. ‘Bir üniversite kurmak ve sürekli geliştirmek geleceğe dair bir projedir, gelecek senin gibi gençlerin’ dediler Çok büyük bir sorumluluk olduğunu biliyordum. Bugün üniversitenin geldiği yer beni mutlu ediyor. Ancak tabii ki, daha yapacak çok şey var. Ama kendi katkımdan huzur duyuyorum. Rahmetli dedem Hacı Ömer Sabancı’nın, bizler için çok önemli bir mesaj taşıyan şu sözünü anmak istiyorum: ‘Bu topraklardan kazandığımızı bu toprağın insanına geri vermeliyiz’. Sayın Sakıp Sabancı, bu ilke doğrultusunda, sahip olduğu değerli sanat koleksiyonlarını Sabancı Üniversitesi’ne bağışlayarak, bu önemli sanat hazinesinin topluma mal olmasında örnek bir yaklaşımın öncülüğünü üstlenmiştir. Sayın Sabancı’ya şükran borçluyuz”

Kendisine verilen sorumlulukla Sabancı Üniversitesi’ni kurmak için kolları sıvayan Güler Sabancı, bu işe 5 yılını harcamıştır. Üniversitenin kuruluşu için böylesi yoğun bir maratonu göğüsleyen Güler Sabancı, İstanbul’da düzenlenen “Birlikte Yaratmak Ve Geliştirmek” temalı konferansa 22 ülkeden, farklı disiplinlerde çalışan 50’nin üzerinde bilim adamı, araştırmacı, öğrenci ve iş adamını davet etti. Bu felsefeye sahip bir üniversite olması planlanan Sabancı Üniversitesi’nin kuruluşu için tasarım komiteleri de kuruldu.

Böylece Sabancı Üniversitesi 1999 yılının Ekim ayında yeni ve özgün tasarımıyla kapılarını ilk öğrencilerine açmış oldu. Güler Sabancı ise bir kez daha, başarmanın vermiş olduğu o tarifsiz mutluluğu yaşıyordu.

Yaptığı çalışmalarla rol model olmayı başaran Türkiye’nin en başarılı iş kadınlarından biri olan Güler Sabancı, Sabancı Üniversitesi’nin açılmasından kısa bir süre sonra, 2002 yılında kurulan, Sabancı Müzesi’nin de yönetim kurulu başkanlığını üstlenmiştir.

Güler Sabancı’dan Yeni Mezunlara Tavsiyeler

  • *Sizler 100 yaşına kadar yaşayacaksınız. Sahip olduğunuz tüm kaynakları 100 yıllık bir yaşama göre geliştirmeniz ve planlamanız gerekiyor.
  • İnsan gibi robotların yapıldığı dönemde, robot gibi insan olmamalısınız!
  • Duygularınızı, düşünce ve muhakemenizin ayrılmaz bir parçası kılmalısınız.
  • Sahip olduğunuz bilinç ve vicdan en önemli rekabet avantajlarınız olacak.
  • Başarılı insanların değişmez ortak noktaları, dünyaya bakış açılarıdır.
  • Hangi işi yaparsanız yapın severek ve isteyerek yapmalısınız. Başarı ölçünüz ise, sadece para kazanmak olmamalıdır.
  • Gerçek zenginlik, gerçek başarı, başkalarının hayatlarında yarattığımız olumlu etkidir!
  • Sizi bekleyen yeni toplumsal düzende, duygularınıza önem vermeli ve yönetimine özen göstermeli, emek vermelisiniz.
  • Duygularınızı düşünce ve muhakemenizin ayrılmaz bir parçası kılmalısınız.
  • Sahip olduğunuz bilinç ve vicdan en önemli rekabet avantajlarınız olacak.
  • Bu noktada benim size tavsiyem, hangi işi yaparsanız yapın severek ve isteyerek yapmalısınız.
  • Para, elbette önemlidir; insanın konforlu bir hayat yaşamak istemesi de en doğal hakkıdır, ama bunların hiç biri bir insanın hayattaki başarısının ölçütü değildir.
  • İnsanlar paralarını nasıl kazandıklarıyla değil nasıl harcadıklarıyla hatırlanırlar!
  • Bu noktada, Merhum Sakıp Bey’in “Başarı Şimdi Aslanın Ağzında” kitabını da okumanızı özellikle tavsiye ederim.
  • Sizleri bu okuldan uğurlarken, işte bu fikri aklınızda tutmanızı istiyorum: “Gerçek zenginlik, gerçek başarı başkalarının hayatlarında yarattığımız olumlu etkidir”

Dijital dünyanın marka mecrası Branding Türkiye‘nin “Marka İnsanlar” adını taşıyan yazı dizisinin dördüncü bölümünde; gerçekleştirdiği sosyal sorumluluk projeleri (Sabancı Vakfı), sahip olduğu çevre bilinci, eğitime olan katkıları (Sabancı Üniversitesi), sanata olan desteği (Sabancı Müzesi), genç kızların eğitim ve iş dünyasına kazandırılması için yapmış olduğu fedakarlıklar, almış olduğu ödül ve nişanlar, erkek egemen bir kurumda (TÜSİAD) ilk kadın iş insanı olarak yer almasıyla kısacası iş, sanat, eğitim, çevre, sağlık, sosyal sorumluluk başlıkları çerçevesinde bir “Marka İnsan” profili sergilemesiyle Güler Sabancı’yı okudunuz.

Yazı dizimiz iş, sanat, siyaset, spor ve bilim dünyasında taşları yerinden oynatan aksiyonlarıyla öne çıkmış “Marka İnsanlar”ıyla devam edecek.

Bülten Aboneliğinizi Aktifleştirin

Güncel makaleler, sektörel haberler ve ücretsiz etkinlikler için mail listemize abone olun.

Abone olduğunuz için teşekkür ederiz.

Bir şeyler yanlış gitti.

Bir Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir