Franchise Markaları İçin Yeni Pazarlama Kanalı: Podcast Yayıncılığı

Dijitalleşme ile birlikte birçok yeni pazarlama kanalı, platform, mecra, strateji, konsept ve içerik türü hayatımıza girdi. Podcast yayıncılığı son yıllarda popülaritesi artan ancak markaların büyük çoğunluğu tarafından henüz keşfedilmemiş bir pazarlama alanı.
Uzun yıllardır ulusal ve uluslar arası düzeyde birçok firmaya marka stratejisi, dijital iletişim stratejisi ve çok kanallı pazarlama stratejisi anlamında danışmanlık ve mentorluk yaptım. Son yıllarda startup seviyesindeki şirketlerle ve franchise markalarıyla da çalışma fırsatım oldu. İstisnasız pek çok marka klasik pazarlama aksiyonlarıyla varlığını sürdürmeye çalışıyor. Oysa yeni nesil pazarlama kanalları mevcut. Bunlardan biri de podcast yayıncılığı.
En yalın ifadeyle yeni nesil radyo olarak ifade edebileceğimiz ancak hem teknik hem içerik hem de barındırdığı felsefe açısından bir radyodan daha fazlasını ifade eden “podcast” internet üzerinden yayınlanan belirli bir ana temaya sahip olan seri şeklinde sunulan sesli içeriklerdir. Hedef kitleyle doğrudan bağ kurmak, uzmanlık aktarımı sağlamak, düşük maliyetli maksimum dönüşüm elde etmek, niş takipçilerden oluşan topluluk meydana getirmek ve marka kişiliği oluşturmak gibi amaçlarla gerçekleştirilen podcast yayıncılığı aynı zamanda stratejik içerik pazarlaması ve sürdürülebilir dijital pazarlama için de ideal bir yöntemdir.
Tüm bu avantajlarına karşın markaların %90’ından daha fazlası herhangi bir podcast kanalına sahip değil. Buna ek olarak ajansların, marka uzmanlarının ve pazarlama profesyonellerinin de yine büyük çoğunluğu podcast yayıncılığıyla ilgili entelektüel, teknik ve algısal düzeyde bilgi sahibi değiller. Böyle olunca da markalar bu alanda konumlanmakta zorlanıyor. Ancak özellikle franchise markaları kendilerine podcast yayıncılığı ile yeni bir alan açabilirler.
Günümüzde işletmelerin dijital varlıkları söz konusu olduğunda en çok para harcadıkları alan takipçi dönüşümü. Bazen yüz binlerce lira bazen milyonlarca dolar harcansa da istenen verimlilikte takipçi kitlesi edinmek mümkün olmayabilir. Yahut oluşturulan kitleyi topluluk haline getirmek zor olabiliyor. Oysa stratejik pazarlama hamleleriyle bu o kadar da zor değil. Bunun için birçok yöntem olsa da burada konumuz podcast yayıncılığı olduğu için meseleyi bu düzlemde değerlendirmeyi sürdüreceğim.
Evet, franchise markaları podcast yayıncılığıyla kitle genişlemesi, marka kişiliği, kurumsal sürdürülebilirlik, rekabet avantajı, marka bilinirliği, güvenilirlik, otorite, sadık takipçi kitlesi, reklamsız büyüme, çok kanallı iletişim, yüksek erişim gibi kazanımlar elde eder. Çünkü podcast kanalına sahip bir işletme; hikâye anlatıcılığı, sadakat oluşturma ve hedef kitleyle doğrudan bağ gibi avantajlara da sahip olur.
Peki ama nasıl?
Podcast yayıncılığında ilk adım farkındalıktır. Sonraki süreçte bununla ilgili teknik donanım (mikrofon, ses mikseri vb.), mecra konumlaması (Spotify, Apple Podcast, Amazon Music, Google Podcast, YouTube Podcast vb.), tasarım (logo, kapak vb.), pazarlama planı ve konsept (sağlıklı yaşam, uzman yorumu vb.) gerekir. Bu arada podcast tamamıyla ses odaklı bir içerik türü olduğu için görsel etkileyicilerden yararlanamıyoruz. Böyle olunca da kullanıcının ilgisini diri tutmak zorlaşıyor. O nedenle podcast’im kim ya da kimler tarafından seslendirildiği de büyük önem taşıyor. Markalara bu anlamda profesyonel seslerle çalışması gerektiğini öneriyorum.
