Sosyal Medya Odağında Dijital Ayak İzi

İçinde bulunduğumuz çağın adı; dijital. Akıllı telefonlar, akıllı makineler, akıllı arabalar, akıllı robotlar… Daha fazlasının geleceğine hiç şüphe yok. İhtiyaç haline gelen bu ‘’akıllı’’ tayfasının modası geçeceğe de hiç benzemiyor. Kaldı ki; örneğin akıllı telefona sahip olmak artık kaçınılmaz bir mecburiyet halini aldı.

Neler yapmıyoruz ki akıllı telefonlarla?

Kendimize sosyal medya hesapları oluşturarak hayatımızı paylaşıyoruz.

Gittiğimiz yerlerin resimlerini çekerek onları hesaplarımızda paylaşıyoruz.

Sevdiğimiz ve beğeni ile kullandığımız bir markanın ürününü yorumumuzla birlikte paylaşıyoruz.

Canlı yayınlar yaparak o anda sayfamızda bulunan bulunmayan kullanıcılardan anında geri bildirim alabiliyoruz.

Bir habere yorum yapabiliyor ve gelişmelerden hızlı haberdar olabiliyoruz.

Arkadaşlarımızla ortak konuşmalar yaparak başka tanıdıkları bu konuşmalara ortak edebiliyoruz ki bunlar akıllı telefonlarla yapabildiklerimizin sadece ufak bir kısmı… Kısa zaman aralıklarıyla gelen güncellemelerle sayesinde akıllı telefonlarla yapabildiklerimizin sayısı artıyor.

Görünürlüğün ve şeffaflığın böylesi zirve yaptığı bu zaman dilimi, markaların dijital ayak izlerinin kuvvetli olmasını zorunlu hale getirdi. Artık sosyal medya hesabı olmayan bir marka hemen hemen yok gibi. Öyle ki markalar sırf bu sosyal medya hesaplarını yönetmek için sosyal medya danışmanları tutmaya ve ajanslarla çalışmaya başladı.

Araştırmalar  ve analizler hız kesmeden yapılıyor ve kullanıcı alışkanlıkları titizlikle inceleniyor. Dijital ayak izleri markalar için çok önemli.

Nedenine gelince şöyle izah etmek mümkün; A markasının sattığı bir ürünü alıp memnun kalmayan bir kullanıcı bu deneyimini sosyal medya hesaplarından paylaşmaya başlar. Bunu gören ve aynı deneyimi yaşamış olan diğer bir kullanıcı bu paylaşımın altına kendi yaşadığı deneyimi yorum olarak ekler ve zincir bu şekilde devam ederek çığ gibi büyür. Hızlı müdahale edilmediği sürece bu durum markanın itibarına ciddi ölçüde zarar verir ve bu durum markanın geleceği düşünüldüğünde negatif bir etki yaratabilir. Bu sadece çok küçük gibi görünen ama aslında sosyal medyanın gücünü gözler önüne seren bir örnek. Resmi hesaplarından es kaza yanlış paylaşımlar yapan ya da olumsuz uygulamaların kurbanı olan markaların yaşadıkları olumsuz durumlar da sosyal medyanın gücüne örnek olarak gösterilebilir.

İster yeni emekleyen bir marka olsun isterse rüşdünü ispat etmiş bir marka… Sosyal medyayı iyi yönetmek markalar için hayati bir önem taşıyor. Zira dijital ayak izi zayıf olan bir markanın sosyal medyanın bu gücü karşısında ayakta kalması çok zor.

Bülten Aboneliğinizi Aktifleştirin

Güncel makaleler, sektörel haberler ve ücretsiz etkinlikler için mail listemize abone olun.

Abone olduğunuz için teşekkür ederiz.

Bir şeyler yanlış gitti.

Bir Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir