Savaş Ya Da Kaç: GSR (Galvanic Skin Response) Yöntemi

Çok önemli bir iş görüşmesinin öncesinde veya yaptığımız bir hata sonrası müdür yardımcısının odasına girerken, hatta başı boş ve saldırgan olduğunu fark ettiğimiz büyük bir köpek gördüğümüzde avuç içlerimizin terlediğini, yüzümüzün beyazladığını ve hızlı hızlı nefes almaya başladığımızı fark ederiz. Peki ama neden? Aslında tüm bunlar nöropazarlama araştırma yöntemleri kapsamında değerlendirilen bir kavram olan GSR yani Galvanic Skin Response ile ilgilidir. 

Evet, istem dışı gerçekleşen bu fizyolojik tepkilere neden olan durumlar yaşayabiliyoruz.  Aslında vücudumuzun verdiği bu tepkiler insanoğlunun binlerce yıllık tarihine dayanıyor. Yani her birinin kendi içinde barındırdığı bazı anlamlar var. Bunları ölçmek ve analiz etmekse günümüzde GSR olarak bilinen teknikle mümkün hale gelmiştir.

Savaş Ya Da Kaç

Otonom sinir sistemimizin en bilinen özelliği “fightorflight” yani “savaş ya da kaç”tır. Kısaca açıklamak gerekirse; tehdit olabilecek bir durumla veya bir olayla karşılaştığımızda en temel iç güdümüz olan “hayatta kalma” arzusu söz konusu olur. Akabinde otonom sinir sistemimiz “kaçmak” veya “savaşmak” için en doğru kararı vermek üzere inanılmaz derecede hızlı çalışır.

Terleyen ellerimizin kayganlık özelliği kazanması ve mesela bu durumun o hayvanla mücadele sırasında fayda sağlaması, yahut bu karşılaşma sırasında o ortamdan hemen uzaklaşabilmek için vücuttaki kanın bacaklara ve kollara akın etmesi, yüzümüzün stres ve korku anında beyazlaması gibi tepkimeler aynı his nedeniyle ortaya çıkar. Benzer şekilde hızlı nefes almaya başlıyor olmamız da yine o tehlikeli ortamdan uzaklaşabilmek için gerekli oksijeni vücudumuza toplama çabasıdır.

İşte, Galvanik Deri Tepkisi (GTR) yöntemi, bu bilgileri temel alarak oluşturulmuş bir nöropazarlama araştırma yöntemidir. Şimdi bu kavrama dair detaylara geçelim.

Galvanik Deri Tepkisi (GTR) Nedir?

Galvanik Deri Tepkisi (GTR) veya literatürdeki bilinen adıyla Galvanic Skin Response (GSR), elektromanyetik aktiviteye bağlı olarak duygusal uyarılma düzeyimizi (sevinç veya korku gibi) ölçmenin bir yoludur.

Bununla birlikte, günümüzde  insanlar elbette ki aslan saldırılarından kaçmıyorlar. O yüzden sinir sisteminin verdiği sinyallerin çoğu çok daha küçük düzeyde kalıyor. Günümüzde aynı tepki örneğin yeni iPhone sürümünde veya Instagram‘dan, Twitter’dan, Youtube’dan vs. aldığımız bildirimlerin sesiyle ortaya çıkıyor. Çünkü heyecan duyuyoruz.

Bu gibi durumlarda meydana gelen duygusal uyarılma nedeniyle terlesek bile bu miktar aslında genellikle bizim için algılanamayacak seviyede kalır. İşte, GSR denilen metot, ölçüm için bu seviyelere inmemize ve bu uyarıları analiz etmemize yardımcı oluyor.

GSR Ölçümü

GSR ile yapılan araştırmalarda, parmaklara veya bileğe iki elektrot yerleştirilir ve cildin iletkenliği ölçülür. Denek bu noktada hiçbir şey hissetmez. Fakat çok hafif düzeylerde olsa bile bir terleme gerçekleştiğinde, cildin iletkenliği değişir. O anda katılımcının duygusal uyarılma durumunu değiştiren bir şey gördüğü veya deneyimlediği anlaşılır.

GSR ile katılımcılara reklam filmi, piyasaya sürülmesi planlanan yeni bir ürün veya bir markanın logo tasarımı gibi araştırmaya konu olacak şeyler gösterilir. Bunun sonucunda ise kişilerin, gördükleri ile ilgili anlık duygusal duruma ilişkin bilgiler toplanır.

Bu arada GSR için gerekli ekipmanın kurulumunun ve taşınmasının kolay olması, bu odaktaki nöropazarlama araştırmalarının kolaylıkla yapılmasına olanak sağlamaktadır. Hatta bu nedenle mağaza içi alışveriş deneyimleri sırasında duygusal uyarılma seviyelerini değerlendirmek gibi saha çalışmaları daha kolaylıkla yapılmaktadır.

Fakat GSR yönteminin belirsizliklerini koruyan bazı yönleri de var. Yani bir GSR denemesi oluştururken, birkaç konuyu akılda tutmakta fayda var.

Örneğin ölçülmekte olan uyaran ile yanıt arasında hafif zaman gecikmesi yaşanabilir. Bazı insanlar yavaş yanıt verirken, bazıları daha hızlıdır. Bu durum, sonuçların toplanmasını zorlaştırabilir. Aynı şekilde, duygusal uyarılma çok geniş bir terim olduğundan ve sevinçten öfkeye kadar her şeyi ifade edebileceğinden, bu teknolojiyi diğer yöntemlerle (fMRI, EEG gibi) eşleştirmek önemlidir. Böylece duygusal uyarılmanın doğasını daha net bir şekilde görmek mümkün olacaktır.

💡 Örnek

İşlevsel olarak hayatta kalmamızla hiç alakası olmayan müzik neden bize bu kadar keyifli geliyor? 2009 yılında bir araştırma grubu, GSR’yi bu soruyu cevaplamak için kullandı. Buna göre; insanların, sevdikleri müzikleri dinlediklerinde, artan duygusal uyarılmalarına paralel olarak fizyolojik tepkiler verdikleri de anlaşıldı. Bu sonuç, müziğin vücut üzerinde fiziksel olarak olumlu etkileri olduğunu göstermiştir. Ayrıca müzik dinlerken neden bu kadar keyif alındığı da yine bu araştırmayla öğrenilmiştir.


💡 Tarihteki En Büyük Nöropazarlama Araştırması

Bülten Aboneliğinizi Aktifleştirin

Güncel makaleler, sektörel haberler ve ücretsiz etkinlikler için mail listemize abone olun.

Abone olduğunuz için teşekkür ederiz.

Bir şeyler yanlış gitti.

Bir Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir