Sanal Gerçeklik: Sanaldı Gerçek Oldu

İyi olan deneyimi anlamak, tepkileri ölçmek, ürün pazarlama ve marka stratejilerini yönlendirmek sanal gerçeklik sayesinde daha kolay hale gelebilir. Hatta, bu süreci “sanal gerçeklik: sanaldı gerçek oldu” şeklinde de tanımlayabiliriz.

Sanal ile gerçek nerede ve nasıl bir araya gelir? diye bir soru sorsak çok değil sadece 4 -5 yıl öncesine kadar bu durum için ancak hayallerde diyebilirdik. Fakat olan bitene bakınca fütürist yaklaşımı benimseyen kitle dışında teknolojinin geldiği nokta hepimizi adeta dumura uğrattı. Şöyle bir bakınca; otonom araçlar, yük taşıyan robotlar, süper akıllı evler, yapay zekâ teknolojisi vs. derken hayatımız teknolojiyle gerçekten de epey bir kolaylaştı.

Bu hıza yetişmek yani teknolojiyi aynı hızda takip etmek, günümüzde dijital transformasyon olarak tüm sektörlere dokunmaya başladı. Hatta bu durum başlı başına bir iş olarak kabul ediliyor.

Sanal Gerçeklik Ya Da Sanaldı Gerçek Oldu

Tüm bu kavramların içerisinde bir de sanal gerçeklik, arttırılmış gerçeklik gibi terimlerle karşılaştık. Peki, bu kavramların özünde ne vardı?  Bir şey hem sanal hem de gerçek nasıl olabilirdi?

Bu durumu aslında ileri teknoloji kullanımıyla, sanal bir kurgunun içerisinde gerçeğin yaşatılması, hissettirilmesi gibi düşünebiliriz. Özetle; teknoloji ve yazılımlarla oluşturulan hayali mizanseni tüm gerçekliğiyle yaşadığımız bir teknoloji ortamıdır sanal gerçeklik…

Sanal Gerçeklik Deneyleri

Sanal gerçeklik aslında öylesine gerçek ki, bu teknoloji tıp alanında bir deneyde yanık tedavisinde kullanılmış. Şöyle ki; acılı yanık tedavisi sürecindeki hastalara karlı, buzlu ortamları hatta snowboard yaptıkları bir sanal mizanseni deneyimleme fırsatı verilmiş. Bu durumun hastaların acılarını bir nebze olsun hafiflettiği gözlenmiş.

Farklı bir deneyde ise; Amerika’da gerçekleşen bazı cinayetler, gazeteciler tarafından sanal gerçeklik ortamına taşınmış ve okurların sadece o haberi öğrenmesinin yanı sıra bire bir hissetmesi, gerçek kurgusuyla sanal ortamda tecrübe etmesi sağlanmış.

Yine Amerika’da yapılan bir başka kurguda/deneyde; kişilerin ileriki yaşlarındaki hayatlarını sanal gerçeklik ortamında tecrübe etmeleri sağlanmış. Düşünün bir kere, sizin fizyolojik, ruhsal, sosyal, kültürel tüm verilerinizin analiz edildiği ve 70, 80 yaşına geldiğinizde olası senaryoları bire bir size yaşatan bir mizansen… Bir yanıyla sanal ama aslında gerçek.

Pazarlama, İletişim Ve Yeni Teknolojiler

Teknolojiyle iç içe yaşaması gereken en başlıca meslek gruplarından biri de pazarlama ve iletişim sektörüdür. Bizler tüm gayretimiz ve konsantrasyonumuzla yeni teknolojileri nerede kullanırız noktasında kafa yoruyoruz. Aslında sattığımız, pazarladığımız ya da iletişimini yaptığımız ürünlerle ilgili en büyük kaygımız kullanıcı deneyimi ve bunun iyileştirilmesi değil mi?

İşte tam bu noktada sanal gerçeklik teknolojisi hayat kurtarır hale gelebilir. Diğer bir ifadeyle iyi olan deneyimi anlamak, tepkileri ölçmek, ürün pazarlama ve marka stratejilerini yönlendirmek daha kolay hale gelebilir.

Gazetecilerin haberlerini sanal gerçeklik ortamında insanlara yaşatmaya doğru yöneldiğini düşünürsek, markaların ürünlerini denetmek ve tepkileri ölçmek için ileride bu yollardan geçeceği kesin gibi gözüküyor. Şu an için oyun sektörü, uzaktan eğitim ya da merak edilen bir noktaya sanal seyahat gibi bu sektör ve alanlarda sanal gerçeklik teknolojisi kullanılsa da, yakın gelecekte en iyi kullanıcı deneyiminin peşinden gelen markaların, ürün ve hizmetlerin sahiplerinin olmazsa olmazları arasında benzeri teknolojilerin olacağını kestirebiliriz. Benden söylemesi…

Bülten Aboneliğinizi Aktifleştirin

Güncel makaleler, sektörel haberler ve ücretsiz etkinlikler için mail listemize abone olun.

Abone olduğunuz için teşekkür ederiz.

Bir şeyler yanlış gitti.

Bir Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir