Özlem Arslan KART İle Marka Tescil Üzerine Röportaj

Branding Türkiye’nin “Ceo Kadınlar” temalı röportajlarından oluşan serisinin bu haftaki konuğu Özlem Arslan Kart oldu. Üstün Patent Kurucusu, Marka ve Patent Uzmanı, GYİAD Üye İlişkileri Eş Başkanı Özlem Arslan Kart ile marka tescil ve patent odağında bilgi ve tecrübe aktarımından oluşan bir röportaj gerçekleştirdik.

Branding Türkiye’nin “Ceo Kadınlar” temalı röportaj serisinde bu kez marka tescil ve patent alanının önemli isimlerinden Üstün Patent’in Kurucusu Özlem Arslan Kart var.

Özlem Arslan Kart İle Marka Tescil Üzerine Konuştuk

İş dünyası profesyonelleri, uzmanlar, akademsiyenler, yazarlar, üst düzey kamu yöneticileri, ceo’lar, girişimciler başta olmak üzere alanında uzman kişilerle gerçekleştirdiğimiz röportajlar serisinde bu hafta Özlem Arslan Kart’ı konuk ettik. İşte “Özlem Arslan KART İle Marka Tescil Üzerine Röportaj.” 

Marka tescil ve patent kavramları, nedendir bilmiyorum ama birbirleriyle çok karıştırılıyorlar. Yani marka tescil ile patent aynı şey olarak görülüyor. O yüzden kavramları kısaca açıklayarak başlayalım isterim. Marka tescil, patent kavramları nedir?

Özlem Arslan KART: Bu konuyla başlamak nedendir, bilmiyorum; yıllardır söyleyemediğim her şeyi anlatacakmışım hissi uyandırdı bende. Çünkü o kadar kavram kargaşası var ki bu konu ile ilgili, bileni bile tekrar düşünmeye sevk ediyor. Size bir örnek vereyim: işim gereği haberleri çok yakından takip ediyorum. Haberlerde bile aynı haberi 3 – 4 gazetede incelediğinizde farklı yazıyor. Markanın patenti alındı, marka patentlendi, patenti çalındı (ki bu haber markadan bahsediyor). Aslında bu iki terimin ayrımı çok basit; marka sizin ticari kimliğinizdir. İşletmenin mal ve hizmetlerini başka bir işletmenin mal ve hizmetlerinden ayırmayı sağlayan sözcükler, logo, amblem, harf sayı vs… Patent ise, sanayiye uygulanabilir. Yeni ve tekniğin bilinen durumunu aşan fikrin veya buluşun sahibine 20 yıllık bir süre ile verilen üretme, kullanma, satma veya ithal etmesini sağlayan belgedir. Marka da patent de tescillenir.

Peki bu iki kavramın arasındaki temel farklar nelerdir?

Özlem Arslan KART: Fark yerine ortak noktayı cevaplamanın daha gerekli olduğunu düşünüyorum. İki terimin de ortak noktası Fikri ve Sınai Mülkiyet Haklarının konusu olmasıdır. Bu iki terimi birbirinin çok dışında ele almasak bile bağımsız iki olgu olduğunu bilmemiz gerekmektedir. Şöyle ki, bir şirketin ya da kişinin kendisine idealize ettiği iş üzerine hem markası hem patenti olabilir bu ikisi ayrı olgulardır. Patent kavramı fikri veya buluşu olan kişiler veya şirketler için önemlidir. Marka kavramı ise herhangi bir şirketin, ticari kimliği ve olmazsa olmazdır.


“Marka ve patent bir yatırım aracıdır”


Röportaja “niye önemlidir?” perspektifinden devam edelim. Şimdi, iki kavramı kısaca anlattınız. Sonra da bu iki kavram arasındaki ortak yanlardan ve farklardan bahsettiniz. Peki marka ve patent tescili niye önemlidir?

Özlem Arslan Kart Üstün Patent

Özlem Arslan KART: Marka ve patent bir yatırım aracıdır. Öncelikle ülkemizde bu bilincin  temellendirilip sağlamlaştırılması gerekmektedir. 2000’lerin başından itibaren Fikri ve Sınai Hakları’nın değeri şirketlerin sahip olduğu tüm taşınmazların önündedir. Örneğin, Google’ın taşınmazları mı yoksa markası ve patentleri mi değerli? sorusunun cevabı aslında çok net. Bu durumun biz ne kadar farkındayız bu tartışılır bir konu sadece farkında olanın başarıyı yüklendiği net bir şekilde söyleyebiliriz.

Bir başka yönden değerlendiğimizde de olayın duygusal boyutundan bahsedebiliriz. Size ait olduğunu düşündüğünüz bir markayı, bir buluşu, bir tasarımı veya bir fikri sahiplenme isteği. Bu sahiplenmenin belgesi de tescilden geçiyor. Üstelik bu tescil belgesi sizi aynı zamanda benzersiz kılıyor.

Türkiye’de girişimciler genelde yapmaları gereken temel sorumlulukları erteliyor. Marka tescil ve patent süreci de bunlardan biri… Peki marka/patent tescil işi ertelemeye gelir mi?

Özlem Arslan KART: Erteliyorlar mı, yoksa bilmiyorlar mı, aslında tartışılması gereken konulardan biri bu. Çünkü bugünün girişimci profillerinin çoğu beyaz yakalı, iyi eğitimli, kendilerine yeni pazarlar oluşturmak isteyen, kalite odaklı şirketlerin temelini atmak isteyen insanlar olduğunu, deneyimlerimden yola çıkarak söyleyebilirim. Bu kişilerin tescil süreçlerini es geçmesi, kaynak ayırmaması gibi bir durumun söz konusu olacağını düşünmüyorum. Sadece koruma bilinciyle yaklaşmıyor olabilirler. Ticari unvanını marka tescili sanan insanlar bile görüyorum. Dolaysıyla erteleme kelimesini de çok mantıklı sebeplere dayandıramıyorum.

Bilinçlenme konusuna gelince bir girişimcinin ne yapması gerektiğiyle ilgili mutlaka okuması ve araştırması gerekiyor. Nereden başlaması gerektiğine dair onlarca yazı, mutlaka tescil süreçlerini önceliklendirmelerini gerektiğine dair yüzlerce öneri, yatırımlarını markaya yapmaları ile birlikte sürdürülebilir kazanç kapısı elde edeceklerine dair binlerce başarı hikayesini bir tıkla öğrenebilirler. Bir girişimci bu kadar bilgi ışığında tescil süreçlerini erteleyerek bu riski göze alıyorsa, inanın onu tüm ticari hayatında çok yorucu olaylar bekliyor.


“Türkiye’de ‘Kendim hallederim’cilik zihniyeti hala var.”


Türkiye’de hep var olan ama son yıllarda artış gösterdiğini fark ettiğim bir durum var. “Kendim hallederim”cilik. Bu anlayış özellikle nitelik, yetenek ve bilgi odaklı hizmet sektörünün çok karşılaştığı bir mesele. Eminim sizler de bunu çok yaşıyorsunuz. Zira marka tescil ve patent odaklı hizmet veren bir firmasınız. İnsanlar bu konuda bir uzmanla çalışmak yerine kendileri bir şeyler yapmaya çalışıyor. Bu durumu kendi sektörünüz odağında değerlendirip, marka tescil ve patent işinde “kendim hallederim”ciliğin doğuracağı tehlikeli sonuçları açıklar mısınız?

Özlem Arslan KART: Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları dediğimizde, deniz derya bir konu karşımıza çıkıyor. Bu hakları iyi bilmek, mevzuatı takip etmek, süreçlere hâkim olmak elbette ki, kolay değil. Yapılabilir mi, yapılabilinir. Ancak bugün herhangi bir foruma veya platforma bakarak neler yapılamaz ki? Bana sorarsanız, dönem öyle bir dönem ki insanoğlu; istediği her şeyi yapabildiğini, gelinen noktada kanıtladı. Ancak bizim ülkemizde “kendim halledebilirim” zihniyeti maalesef tüm gelişmelere rağmen aynı yerinde duruyor.

Özlem Arslan Kart Kimdir

O “kendim hallederim”cilere süreçlerden biraz bahsetmek gerekirse, marka tescil işlemi en iyi ihtimalle 8 ay ile 1 sene arasında sonuçlanan, ön araştırma yapılması ve sürekli takip edilmesi gereken bir süreçtir.  Tüm evrakların prosedüre uygun hazırlanması, olası itirazları yasal süreçler içerisinde cevap verilmesi, harçların zamanında yatırılması, markanın taklit edilme riskine karşı takip edilmesi, yapılacak itirazların titizlikle, bilgi ve birikimle yorumlanması uzmanlık gerektiren bir iştir. Patent tescili ise tam anlamıyla mühendislik temelli bir süreçtir. Ön araştırma raporu çok çok önemlidir. Tarifnameler, istemler, çizimler mevzuat dahilinde yapılmalıdır. Patentte en önemli konu zamanlamadır. Başvuru sonrası rapor talepleri, rapor sonrası tescil süreçleri ve takibi, ödeme takvimleri ve seçilen ülkelere göre ödeme bütçeleri oldukça detaylıdır.


“Katma değerli bir hizmet; 360° Marka Koruma”


Herhangi bir sektörde belli bir alana odaklanmış bir firmanın markasını korumaya almak için illa tüm sınıflarda markasını tescil ettirmesi gerekir mi? Bu konuda sektörde ciddi manada bir bilinmezlik var. Birçok firma faaliyet alanıyla hiç alakası olmamasına rağmen her sınıfta markasını tescil ettirmek zorunda hissediyor. Bu, işini sağlama almak mıdır yoksa böyle bir aksiyona çok da gerek yok diyebilir miyiz?

Özlem Arslan KART: Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından belirlenen 45 sınıf var. Yeni başlayan birinin bu kadar sınıfta başvuru yapması zaman, emek ve kaynak açısından oldukça gereksiz. Hatta hiç de gerekli olmayabilir. Üstün Patent olarak önerimiz, bir marka tescilinde katma değerli olarak sunduğumuz 360° Marka Koruma hizmetimizdir. Bu hizmetin içinde faaliyet gösterilecek sektörde marka araştırması raporu ve başvuru süreci, olası faaliyet göstereceği sektörlerde marka araştırması, domain araştırması ve marka takip hizmetidir. Reel bir örnek vermek gerekirse; girişimci gıda sektöründe faaliyet gösterecekse ve hiçbir zaman ilaç sektörüne girmeyi düşünmüyorsa markasını ilaç sektörüne ait sınıfta tescillemesine ihtiyaç yoktur. Burada önemli nokta faaliyet alanına potansiyel olabilecek diğer sektörlerde de tescillemektir. Örneğin; tekstil sektöründe üretici iseniz, satış hizmetlerini de almanız gibi. 45 sınıfta tescil yerine markaların, marka değerleri yükseldikçe tanınmış marka statüsüne erişebilmeleri için başka bir süreç öneriyoruz.


“Günümüzde herkes herkesi rakip olarak görüyor.”


Kuluçka merkezlerinde ve yatırım ağlarında danışmanlık ve mentörlük yapıyorum. Girişimcilerle iç içeyim. Girişimcilerin en büyük korkusu; fikri mülkiyeti veya markanın sahiplik hakkını kaybetmek. Tescil ile ilgili işlemlere rağmen bu korkuyu yaşayanlar var. Girişimcilere bu konuda iç rahatlatıcı neler söyleyebilirsiniz?

Özlem Arslan KART: Bahsettiğiniz bu olayla ilgili benzersizliğe vurgu yapmak istiyorum. Bakın küreselleşme ile dünya tek bir pazar haline geldi. Ve artık herkes herkesi rakip olarak gördüğünden, girişimciler için şirket stratejilerini konumlandırmak tam bir vizyon işi haline geldi. Bu vizyonda yer alması gereken en önemli madde de her alanda riski minimize etmektir. Markanızdan veya ortaya koyduğunuz fikir/buluştan eminseniz ve ön araştırma rapor sonuçları da olumlu ise korkmaya gerek olmadığını söyleyebilirim.

Bir kişi veya işletme; markasını koruma altına almak için bir marka / patent uzmanı ya da firmasıyla çalışacağı zaman nelere dikkat etmeli?

Özlem Arslan KART: Bu işin bir okulu yok. Dolayısıyla deneyim, bizim işimizde ön plana çıkan en önemli faktör. Bir danışmanın/uzmanın deneyimini de konu hakkındaki yönlendirmelerinden anlaşılabilir. Uzmanının konuya hakimiyeti, ön araştırma raporlarındaki analizi, isteklere ne tür cevap verdiği, riskleri ve bu riskleri nasıl bertaraf edebileceklerini anlatması gözlemlenmesi gereken faktörler arasındadır. Marka sahibinin en çok buna dikkat etmesi gerekmektedir.


“Birçok bilgiyi insan kendi deneyiminden öğreniyor”


Her röportajımızın değişmez bir sorusu var. Size de soracağım. Özellikle marka tescil – patent alanında kariyer yapmak isteyenlerin kesinlikle okuması gereken, marka yönetimi odağında da olabilir, bir nevi başucu kitabı niteliğindeki 3 kitabı söyler misiniz?

Özlem Arslan KART: Kendimden yola çıkarak söylemek istiyorum. İnanın birçok bilgiyi insan kendi serüveninde öğreniyor. Bence daha önemli olan konu hayatta kendimizi nasıl koşullandırdığımız, başarının önündeki bahanelerimiz ve blokajlarımız. Ben bu sebeple bir marka kitabı önermektense blokajların farkında olarak bahanelerden kurtulmamız gerektiğini anlatan bir kitap tavsiye edeceğim: Nuray Suyabatmaz / Zannettik. İkinci olarak şu anda okumaktan çok keyif aldığım Ufuk Tarhan – T İnsan’ı öneriyorum. 3. olarak da bol bol girişimcilik hikayesi…

Bilgi, tecrübe ve farkındalık odaklı bir röportajdı Özlem Hanım çok keyif aldım. Ben son söz niyetine hem şahsım adına hem de Branding Türkiye ailesi ve okuyucuları adına size, kıymetli vaktinizi ayırdığınız ve bu değerli bilgileri bizlerle paylaştığınız için teşekkür etmek istiyorum. Ayrıca Üstün Patent ailesine de selamlarımı iletiyorum. Sizden de son söz niyetine marka – patent alanlarında akademik ve sektörel anlamda kariyer yapanlara ve/veya yapacak olanlara birkaç tavsiye sunmanızı rica ediyorum.

Özlem Arslan KART: İşinizi severek yapın ve başarının anahtarı her marka sizin markanız her fikir veya buluş sizin sahip olacağını patent belgesiymiş gibi hizmet verin. Çünkü insanlar sizle fikirlerini paylaşıyor, bugün ve gelecekte göreceğiz ki insanoğlunun en önemli hazinesi fikir!

Çok okuyun, çok çok araştırın, trendleri takip edin ve titizlikle çalışın. Sizin de en değerli fikrinizin işiniz olduğunu unutmayın! Ben teşekkür ederim. Sevgiler


Özlem Arslan KART I Hakkında

21 Haziran 1985 doğumludur. Akademik hayata İstanbul Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü’nde başlayan Kart, aynı zamanda 13 yıllık bir sektör deneyimine sahiptir.

Bir süre marka tescil ve patent alanında kariyer yaptıktan sonra bu süreçte edindiği deneyimle 2015 yılında Üstün Patent’i kuran Özlem Arslan Kart, bu sayede kendi girişimini hayata geçirdi. Zaten marka tescil ve patent başta olmak üzere tescil, patent ve fikri mülkiyet odağında; kişi ve markalara danışmanlık yapan Kart, Üstün Patent’i kurarak tüm bunları kendi şirketinin çatısı altında gerçekleştirmeyi sürdürdü.

Marka tescil, patent, tasarım tescili, fikri haklar ve bu minvaldeki diğer konulara dair hizmet ve danışmanlık veren Üstün Patent; Özlem Arslan Kart öncülüğünde ve multidisipliner insanlardan oluşan bir ekiple; çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren ulusal ve uluslararası birçok firmaya değer katmayı sürdürmüştür.

Özlem Arslan Kart akademik ve sektörel kariyerinin yanında sosyal sorumluluk faaliyetleriyle de bilinmektedir. Yıldız Teknik Üniversitesi ve Marmara Üniversitesi başta olmak üzere birçok üniversitede gönüllü mentor olarak yer alan deneyimli iş kadını; aynı zamanda birçok kuluçka merkezinde de bilgi ve deneyimlerini girişimcilerle paylaşıyor.

Sosyal medya odağında canlı yayınlar gerçekleştirerek şirket sahiplerini ve üst düzey yöneticileri ağırlayan Patron Evde markasının da kurucusu olan Özlem Arslan Kart, iş odaklı birçok sivil toplum kuruluşunun da üyesidir. Üye olduğu ve üst düzey görev aldığı bazı dernekler ise şöyle;

  • Genç Liderler ve Girişimciler Derneği (JCI) İstanbul Şubesi Üyesi
  • GYİAD’da (Genç Yönetici ve İş Adamları Derneği) Üye İlişkileri EşBaşkanı
  • TUMMİAD (Tüm Mucit Girişimciler Derneği) Yönetim Kurulu Üyesi

Dijital Markalaşma Eğitimi I DME‘de eğitmen olarak yer alan Özlem Arslan Kart, marka tescil ve patent odağında sahip olduğu bilgi ve tecrübeyi Dijital Markalaşma Uzmanı olmak isteyen öğrencilerle paylaşacak.

Son olarak; bütünleşik pazarlama mecrası Branding Türkiye’de yazar olarak yer alan Kart; aynı zamanda Branding Türkiye Etkinlik ve Branding Meetup konuşmacısıdır.

Girişimleri

  • Üstün Patent (2015)
  • Patron Evde (2020)

Eğitimleri

  • A’dan Z’ye Marka Tescil Eğitimi
  • A’dan Z’ye Patent Eğitimi

💡 Prof Dr Hüseyin Altunbaş İle Röportaj

Bülten Aboneliğinizi Aktifleştirin

Güncel makaleler, sektörel haberler ve ücretsiz etkinlikler için mail listemize abone olun.

Abone olduğunuz için teşekkür ederiz.

Bir şeyler yanlış gitti.

Bir Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir