Netflix RTÜK Ve Toplumsal İmaj

Netflix, BluTv, PuhuTv, YouTube gibi streaming content hizmeti veren şirketlerin artık RTÜK denetimine alınmasına karar verildi. Peki Netflix ve benzeri platformlar için alınan RTÜK kararının toplumsal imaja etkisi ne olacak?

Netflix sansürü üzerine yaklaşık bir yıl önce konuşmaya başlamıştık. Olur mu? Olmaz mı? Derken o karar geldi çattı.

Netflix RTÜK Ve Toplumsal İmaj

Evet, RTÜK tarafından alınan karar neticesinde Netflix ve benzeri platformlar bazı yükümlülükleri yerine getirmek zorunda kaldı. Buna göre yayıncı platformlar;

  • RTÜK’ün uygun görmediği içerikleri listesinden kaldırmak zorunda.
  • Koruyucu semboller yazılı ve sözlü olarak kullanıcılara bildirilmek zorunda.
  • Ayrıca yayıncı kuruluşlar yıllık kazançlarının 1000’de 5’ini RTÜK’e ödemek zorunda.

Geçtiğimiz günlerde kaleme aldığım Politik Ekonomi Raporu‘nda, benzeri bir olayla ülkeden çıkmaya zorlanan dünyaca ünlü girişim UBER‘den ve durumun bize yansıyan sonuçlarından bahsetmiştim. UBER, vergi veren ve yurt içinde ofisi bulunan yasal bir şirket statüsündeydi. Yabancı bir şirketin ülkeden mahkeme kararı ile uzaklaştırılması benzeri şirket ve oluşumların Türkiye pazarını görmezden gelmesine sebebiyet verecekti. Bu da uzun vadede çok büyük sorunlara yol açacaktı.

Bu arada benzer bir durum PayPal ve Wikipedia’da da yaşanmıştı. 2017 Yılında Wikipedia, içeriklerinin doğruluğu teyit edilemediği ve kamu yönünde kötü algı oluşturacak içerikler bulundurması gerekçesi ile mahkeme kararı ile kapatılmıştı. Bu durum Türkiye’yi uluslararası arenada ne yazık ki Düşünce ve İfade Özgürlüğü alanında son sıralara düşürmüştü.

Netflix İçeriklerini Bekleyen Sürprizler

Evet, Netflix ve benzeri platformlar için de yukarıda kısaca özetlediğimiz bir karara imza atıldı. Peki bizi bundan sonra ne bekliyor?

Bu aşamada; “RTÜK işte, sansür nasıl olsa her alanda uygulanıyor, ne yapalım yani.” diyebilirsiniz. Ancak meseleye bir de Suudi Arabistan gibi ülkelerde bile olmayan bir uygulamayla sansür denetimine maruz kalacak olan Netflix’in gözünden bakmak lazım…

İşte Netflix’in sorumlulukları;

  • Netflix “RTÜK”e her yıl devasa miktarlarda ödeme yapılacak.
  • Uygulanmayan, ya da gözden kaçmış bir durum için ceza bazında büyük rakamlar ödeyecek. Hatta belirli sürelerde kapatılabilecek.
  • Kan ve şiddet içeren sahneler ile çıplaklığı buzlayacak ya da kesecek.
  • Netflix, hiç bir zaman uygulamadığı şekilde sigara görüntülerine çiçek ibaresi koyacak ve Şarap kelimesi için “Fermente edilmiş üzüm suyu” cümlesi kullanacak. Bu, uluslararası çapta imajına zarar verebilir. Bu durumdan pay çıkarabilecek ülkelerde de aynı durumun yaşanması muhtemel. Netflix, her ülkede ayrı statülerde içerik üretimini teşvik etmek için büyük meblağlar ödemek zorunda kalabilir.
  • “Lan” ya da “Eşek oğlu Eşek” gibi kişiye yöneltilen ithamları kesmek zorunda kalacak.
  • LGBT birey barındıran ya da bu tür bireyleri samimi/güzel gösteren içerikler engellenecek.

Netflix’in kurucusu Reed Hastings, geçtiğimiz yıl Ertuğrul Özkök’e verdiği röportajda, Türkiye’de böyle bir durumun yaşanacağını düşünmediğini ifade etmişti. Tabii ki, işin ucunda sadece sansür yok. Amaç, tıpkı PayPal’da yaşandığı gibi Netflix’i daha büyük vergi yüklerine ve ardı arkası asla kesilmeyecek olan para cezalarına mükellef etmek.

Toplum İmajı, Bizi Ne Kadar İlgilendiriyor?

Her fırsatta yabancı yatırımcıların ülkeye çekilmesi ve ülkenin yabancı yatırımcılar açısından daha cazip hale getirilmesi planlanırken, gerçekleştirilen icraatlar sanki hepsini teker teker ülkeden kovmaya çalışıyormuşuz gibi.

Hukuksuz ve insan haklarına aykırı uygulamalar neticesinde “Yurt dışından Türkiye’ye medeni bir bakış beklenir mi?” sorusu, cevabını bilmediğim soruların başında geliyor. Zaten bir petrol ya da altın madeni şirketi değilseniz, alım gücü üst erkler tarafından tutulmuş bir topluma sahip ülkeye yatırım yapmak biraz saflık olurdu.

Eğer yargı makamları fikrini değiştirmiyorsa ve Netflix beni dinleyecek olsa ona vasat altı içerikler ile üye/para kaybetmektense ülkeden çekilmesini önerirdim. Zaten bir çok kişi de bu durumda üyeliğini iptal ettirecektir diye düşünüyorum. Aynı durum, Doğuş Yayın Holding’e bağlı BluTv için de geçerli tabii.

Kimse ağzında çiçekle gezen bir Bartu Küçükçağlayan ve Behzat Ç. görmek istemez. Umalım ki, toplum olarak bu eziyeti çekmeyiz.

RTÜK’ün Netflix kararına ilişkin hazırlamış olduğumuz Poltio anketimize katılarak görüşlerinizi belirtebilirsiniz.

Bülten Aboneliğinizi Aktifleştirin

Güncel makaleler, sektörel haberler ve ücretsiz etkinlikler için mail listemize abone olun.

Abone olduğunuz için teşekkür ederiz.

Bir şeyler yanlış gitti.

Bir Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir