Markalaşma Yolunda SEO

SEO’ya Bakış

SEO (arama motoru optimizasyonu) web sitelerin -kullanıcı deneyimi de göz önünde bulundurularak- Google, Yandex, Bing gibi büyük arama motorları yönergelerine, çalışma mantıklarına ve algoritmalarına uygun şekilde optimize edilmesi, en iyi hale getirilmesini ifade eder. En basit tabiriyle SEO tanımını, bilmeyenler için yapmış olsam da bu tanım hiç bir zaman yeterli gelmeyecektir.

Bu tanım çerçevesinde SEO’ya kuşbakışı bakan ve SEO yapan kişi ya da ajansların büyük çoğunluğu, hizmet verdikleri müşterilerinin web sitelerini arama motorları sonuçlarında daha üst sıralara taşımak için çalışma yapar. Sadece daha yüksek sıralama elde etmeye odaklanmak her zaman eksik kalacaktır. Gerçek SEO, markanın hedefleri doğrultusunda çalışma yaparak daha büyük bir değer yaratmak ve daha etkili bir sonuç almak için çaba gösterir.

Esas amaç; online ortamda daha fazla görünür olmak, marka bilinirliğini artırmak ve markaya olan güveni artırmak olmalıdır. Saydığım bu amaçları en iyi gerçekleştirebilecek dijital pazarlama aracı elbette ki SEO’dur. Ancak tek başına yeterli olamayacağını da belirteyim.

SEO, hem yeni girişimciler/işletmeler hem de büyük markalar için mutlaka gereklidir. Bir marka oluşturma, mevcut bir marka değerini koruma ve artırma gibi bir çok bakımdan etkili bir deneyim sağlar.

SEO’nun Markalaşma Sürecine Katkısı

SEO’nun markalaşma sürecine katkısı çok büyüktür; ancak kişiler, işletmeler, kobiler hala bunun farkında değil. Reelde yapılan yatırımlar, geleneksel reklam ve tanıtım araçları ile asla tam olarak marka olamazsınız. Marka olacağını sanan kişi ve işletmeler de internetin gücünün farkına varamamış demektir.

Ya da

Bir diğer bakış açısıyla, bahsettiğim kişi ve işletmeler bilgi sahibi olmadıkları bir dünyaya (dijital dünyaya) yine bilgi sahibi olmayan ya da art niyetli olan dijital pazarlama ajansları ile çalışarak hem maddi hem de manevi kayıp yaşamanın yanı sıra dijital dünyaya olan inanç ve güvenlerini maalesef ki kaybetmektedir. Bu durum da marka olmak isteyen kişi ve işletmeler dijital markalaşma ayağını tamamlayamadıkları ya da hiç başlayamadıkları için asla tam manasıyla bir marka olamayacaklardır.

Girişimci Bolluğu

Ülkemizde marka olma potansiyeline sahip bir çok kişi ve iş var. Her geçen gün girişimci sayımız artmakta, ancak her geçtiğimiz günde de girişimcilerin büyük çoğunluğu iflas etmektedir. Girişimcilik eğitimlerinde bahsederler; eğer finans yönetimini beceremezsen iflas edersin diye. Artık devir değişti, ama girişimcilik derslerindeki bu ifade değişmedi. Bence artık şöyle olmalıydı: “dijital pazarlamayı bilmeyen iflas eder.”

Harika fikirler ve imkanlar ile girişilen iş, ne yazık ki online markalaşma ve dijital pazarlama kavramları bilinmediği ya da etkin şekilde kullanılmadığı için heba olup gitmektedir.

Sonuç olarak… 

Ne iş yaparsanız yapın en iyisini yapın ama bunun yanında mutlaka internetin nimetlerinden, dijital dünyanın gücünden faydalanın. Özellikle SEO, online marka bilinci oluşturma konusunda sizlere ciddi anlamda yardımcı olacaktır.

Bu yazı ile SEO’nun markalaşma sürecine olan katkısına, teknik ifadeler kullanmadan kısaca bir giriş yapmış oldum. Bir sonraki yazım da “arama motorları sonuçlarında üst sıralarda görünür olmanın marka algısına etkileri” konusundan bahsedeceğim.

Bu konu ile ilgili görüşlerinizi, fikir ve önerilerinizi yorum yaparak paylaşabilirsiniz.

Takipte kalınız…

Bülten Aboneliğinizi Aktifleştirin

Güncel makaleler, sektörel haberler ve ücretsiz etkinlikler için mail listemize abone olun.

Abone olduğunuz için teşekkür ederiz.

Bir şeyler yanlış gitti.

Bir Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir