Kriz Pazarlaması Nasıl Yapılır?

Türkiye son zamanlarda zor günler yaşıyor. Tüm sektörler krizden öyle ya da böyle etkilendi. Peki kriz zamanlarına özel bir pazarlama yöntemi var mıdır? Diğer bir ifadeyle kriz pazarlaması nasıl yapılır?

Tüm sektörler için zorlu günler yaşanıyor. Elbette bu, ilk krizimiz değil! Tüm pazarlama ve iletişim profesyonelleri bence bu ülkede krizlere bir şekilde alışmış yani bağışıklık kazanmıştır. Zira kriz daha patlamadan bütçeler kesilir, devam eden çalışmalar iptal edilir, olası projeler rafa kaldırılır ve el elde baş başta oturulur.

Peki kriz zamanlarına özel bir pazarlama yöntemi var mıdır? Diğer bir ifadeyle kriz pazarlaması nasıl yapılır?

Kriz Pazarlaması Nasıl Yapılır?

Hani derler ya, sağdan soldan duyarız; bazıları için krizde büyümek daha kolaydır ya da ben krizde şu kadar kazanç sağladım vs.

Aslında bu konu farklı sıcaklık ve ortamlarda yaşamaya bir şekilde alışmış bukalemun olmak gibidir. Yolumuzu, yönümüzü güvenli noktalardan geçirerek çizebilirsek genel stratejimize uygun yeni iletişim ve pazarlama planları ortaya çıkarabiliriz.

Kriz Pazarlamasına Nereden Başlanır?

Öncelikle hedef kitlemizi çok iyi bilmemiz gerekiyor. Ne durumdalar, davranış şekilleri nereye evriliyor, hangi kanallar aktif olarak kullanılmaya devam ediliyor, nerelerde düşüş yaşanıyor vs.

Akabinde kendimizi çok iyi analiz etmeliyiz. Krizde nelerden etkilendik? Neler yolunda gitti? Neler yolunda değil? Kısacası tam anlamıyla bir SWOT yapalım ki içinde bulunduğumuz resmi net bir şekilde görebilelim. Mutlaka rakiplerin durumunu da inceleyelim. Hem yalnız olmadığınız hissi bir parça motivasyon sağlar.😊

Kimileri tüm bunları zaten yapıyoruz ama zaten kriz dönemi, evdeki hesap çarşıya uymuyor diyebilir. Evet, doğru. Uymuyor ve uymayacaktır da… Ama adımlarımızı hem çok hazırlıklı hem de küçük küçük atacağımız için daha sağlam bir şekilde yol alacağınızdan emin olabilirsiniz.

Pazarlama Pazarlama Olalı Böyle Zulüm Görmedi

Planlarınız, mevcut bütçeleriniz, ek bütçe talepleriniz üst yönetimlerden kolayca ret yiyecektir. Dolayısıyla bir proje önerirken hem sonuca odaklı yani ne kazanılacağı bilinen hem de reddedilme riski daha az olan öneriler getirmelisiniz. Zira piyasadan alacaklarını toplayamayan ya da sürekli artan kur yükü altında ezilen bir ithalat firmasının; reklamla, kurumsal tanıtımla ya da dijital kazanımlarla çok ilgisi olmayacaktır.

Son kullanıcıya yönelik iş yapmıyorsanız, yapılacak en iyi pazarlama cüzi ücretlerle statükoyu korumaya yarayan çalışmalar olacaktır. İşe sakın “nasılsa B2B firmasıyım ajans sözleşmelerini fesih eder, tasarruf ederim” diye bakmayın. Krizler bir anlamda; sürekli iletişimle daha çok insana ya da hedef kitleye dokunan, mesajların kesintisiz sunulduğu ve yıkılmadım ayaktayım algısının tekrarlanması gereken zamanlardır. Ancak kampanyalarda kesintilere gidebilirsiniz. Akıllıca kurgulanmış, çok iyi optimize edilmiş bir arama motoru ya da sosyal medya kampanyası buna örnek verilebilir. Bu tarz sonuç odaklı çalışmalar pazarlama departmanının krizde maruz kaldığı zulmü aza indirgeyecektir.

Olağanüstü Bir Zamanda Olduğunuzu Unutmayın

Son kullanıcıya yönelik hatta e-ticaret üzerine yoğunlaşan bir operasyonunuz var ise her zamankinden daha seçici kampanyalarla ilerlemek uygun olacaktır. Doğru mecralarda bulunmanız ve insanları kriz zamanında bile satın almaya yöneltecek içeriklerle yol almanız beklediğiniz sonuçlara ulaşmanızı sağlayacaktır.

Görseller, anahtar kelimeler, metinler sürekli optimize edilerek en yüksek trafik ve dönüşüm oranlarını yakalamak hedeflenmelidir.

Olağanüstü bir zamanda olduğunuzu kabul ederek, serinkanlı olmalısınız. Ve üst yönetimi yeri geldiğinde sakinleştirip, markaya en az zarar verecek şekilde yapılacakları anlatmalısınız. Zira ajanslardan, kampanyalardan başlanarak yüksek tasarruf amaçlı kesintilerine gitmek yani sırf tasarruf olsun diye sıfır iletişim durumuna geçmek çoğu zaman doğru yol olmayabilir.

Aslında kriz pazarlaması değil, krizde pazarlama ve hayatta kalma olarak bakabiliriz bu yazının tamamına… Elbette içinde bulunduğunuz şirket kültürünü, yöneticinizin ya da patronunuzun haleti ruhiyesini de stratejiye dahil etmeyi sakın atlamayın. Benden söylemesi burası Türkiye😊

Bülten Aboneliğinizi Aktifleştirin

Güncel makaleler, sektörel haberler ve ücretsiz etkinlikler için mail listemize abone olun.

Abone olduğunuz için teşekkür ederiz.

Bir şeyler yanlış gitti.

Bir Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir