İşletmeler İçin İtibar Yönetimi

Bir kurumun en değerli varlığı itibarıdır. İtibar kendiliğinden ortaya çıkan bir olay değil, yönetilerek geliştirilebilen bir değerdir. Bu makalede itibar yönetimi hakkında kısa bir bilgi aktarımında bulunacağız.

İtibar; kurumların çeşitli paydaşları olan ilişkilerinde gösterdikleri tutarlı davranışın sonucunda kazanılabilir.

İtibarı yüksek olan kuruluşlar, pazarlama faaliyetlerini rakiplerine göre daha az maliyetle yürütmektedirler. Dağıtım kanalları ile pazarlıklarında daha iyi sonuçlar almakta; yeni müşteri edinme veya eski müşterilere yeni ürünler sunmada daha başarılı olmaktadırlar.

Bu sayede rakiplerinden gelebilecek tehlikelere karşı koyarken, müşterilerini kaybetme korkusu yaşamazlar. Ayrıca iyi bir itibar, rekabette zaman kazanmaktadır. En önemli rekabet unsurunun zaman olduğu bir dönemde, belki de en önemli kazanım, rekabetten doğabilecek ya da itibarsızlaştırma neticesinde gerçekleşebilecek tehditlere karşı aksiyon almak için çok zamana sahip olmaktır.

Türkiye’de İtibar Yönetimi

Türkiye’de itibarı yüksek kurumlar bulunmasına rağmen, itibar yönetimi kavramını bilimsel olarak ele alıp geliştiren kurum sayısı sınırlıdır.

Kurumların rekabet avantajı sağlayabilmesi açısından büyük önem taşıyan itibarı, kazanmak kadar onu elde tutmak, korumak ve sürekliliğini sağlamak da oldukça önemlidir. Diğer bir ifadeyle itibarın taşıdığı riskler vardır. Ve bu risklere karşı korunması gerekmektedir. Risklerden korunma, itibar yönetiminin ne derece etkili uygulandığına bağlıdır. Bu bağlamda kurumlar kendi yapısını, içinde bulunduğu sektörü, faaliyet gösterdiği çevreyi dikkate alarak kendilerine özgü “itibar riski yönetimi” çalışmaları gerçekleştirmelidir.

İtibar Yönetimi Zorunluluktur

Küreselleşmeyle birlikte çıkan rekabet ortamında başarılı olabilmek için işletmelerin güçlü bir itibar oluşturmaları gerekmektedir. İşletmeye finansal açıdan, pazar açısından ve insan kaynakları açısından büyük değer kattığı görülen itibarın; yaratılması, korunması ve yönetilmesi artık bir zorunluluktur.

İtibar yönetimi sadece halkla ilişkiler departmanının veya yönetim kurulunun görevi olmamalı, en alt kademeden başlayarak işletmeden çalışan tüm iç müşterilerin bir görevi haline gelmelidir.

Halkla ilişkiler departmanının en önemli sorumluluğu olan tanıma ve tanıtma görevleri, “itibar riski yönetimi” sürecinin etkinliği açısından büyük önem taşımaktadır.

İşletme açısından en tehlikeli zaman “kriz dönemleri”dir. Bu zamanda paydaşlar işletme hakkında bilgi arayışı içindedirler. Bu doğrultuda itibar risk yönetim sürecinde paydaşlara süreklilik ve tutarlılık sağlayan mesajların iletilmesi gerekmektedir.

Kısaca, itibar merdivenini çıkmak zor, inmek ise bir o kadar kolaydır. Yani uzun yıllarca oluşturduğumuz itibarı çok kısa sürede yitirebiliriz. Bunun için öncelikle personeli bilinçlendirmeliyiz. Bu ise belli periyotlarda itibar yönetimi eğitimi ya da itibar yönetimi semineri ile mümkün olmaktadır.

Bülten Aboneliğinizi Aktifleştirin

Güncel makaleler, sektörel haberler ve ücretsiz etkinlikler için mail listemize abone olun.

Abone olduğunuz için teşekkür ederiz.

Bir şeyler yanlış gitti.

Bir Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir