İnternet Girişimciliği: Süreç Ve İhtiyaçlar

İnternet girişimciliği artık herkes için olmazsa olmaz bir hal aldı. Şu an bir dükkânınız, mağazanız, ofisiniz olabilir. Ama aynı zamanda web’ten de satış yapabilir ve müşterilerinize ulaşabilirsiniz.

Bu makalede döviz kurlarındaki iniş – çıkışları fırsata çevirip daha iyi kazançlar elde etmenizi sağlayacak ipuçlarını “çevrimiçi / online (internet) girişimcilik” odağında sizlere aktaracağım. Bu arada sizler de bu konudaki önerilerinizi bu makaleye ek olarak paylaşabilir ve yazıya katkıda bulunabilirsiniz. Böylece farklı fikirlerden yararlanırız ve çevrimiçi girişimcilik süreci hepimiz için daha kârlı hale gelir.

İşte başlıyoruz. Süreç şöyle:

BAŞLANGIÇ: İnternet Girişimimize Nasıl Başlamalıyız?

İyi bir başlangıç için piyasadaki bir sorunu bulup o problemi çözecek ürün veya hizmete odaklanmak gerekiyor. Çünkü ortada bir ihtiyaç vardır. Bu ihtiyacı bulduğunuzda ve/veya bu ihtiyaca yönelik çözüm ürettiğinizde aynı zamanda girişiminize start vermiş olursunuz.

Bu arada bulduğunuz ürün, fikir veya hizmet için patent de alabilirsiniz. Böylece bulduğunuz çözüme yönelik tüm haklarınızı korumuş olursunuz.

ÜRÜN: Ürün Mü Hizmet Mi? İnsanlar Ne Alır, Biz Ne Satarız?

Öncelikle ürününüzü ve/veya hizmetinizi çok fazla özellik eklemeden en temel haliyle (beta formatta) piyasaya sürüp talep görüp görmediğini test etmeniz gerek. Örneğin başlangıçta o ürün ve/veya hizmeti 3 kişiye satabilecek misiniz? Sonrasında ilk 2 aylık dönemde ürünü / hizmeti 30 kişiye satabilecek misiniz? Bunları test edip gözlemlemelisiniz. Basit gibi gözükse de bunları değerlendirin. Eğer ürününüz / hizmetiniz ilk birkaç aylık süreçte talep görüyorsa doğru yoldasınız. Ama başlangıçtaki talebin oluşması daha uzun bir zaman zarfına yayılıyorsa o ürünü veya hizmeti değiştirmeniz daha doğrusu geliştirmeniz gerekir.

MARKALAMA: Markalama İle İtibar, İtibar İle Otorite, Otorite İle Satışa Giden Yol

İhtiyaç duyulan ürünü / hizmeti ürettiniz, test ettiniz ve bunu piyasa kabul etti. Markalama sürecinde de işe en başından başlayıp öyle devam etmeniz gerekiyor. İtibar, dijital iz ve otorite kazandıkça satışlarınızın git gide arttığını göreceksiniz. Bunları; marka, isim, logo, tasarım, dijital pazarlama, reklamcılık ve iletişim çalışmalarıyla sağlayabilirsiniz. Sonra markanızı tescil edip yolunuza devam edersiniz. Bu sayede sizi hem ayırt ederler hem de haklarınızı korursunuz.

DİJİTAL VARLIKLAR: E-Ticaret, Web, Blog, Kampanya Sayfaları, Sosyal Medya, E-Posta

Ürününüz / hizmetiniz hazır. Markalama da başladı. Tesciller de alındı. Sırada tuğlaları dizmek var. Ama dijitalde… Dijital varlıklar; web sitesi, sosyal medya, e-posta, telefon numarası veya santral, (sanal santral de olabilir), e-ticaret sitesi, mobil uygulama, kampanya sayfaları, blog vb şeklinde gider. Neye ihtiyacınız varsa daha doğrusu hedef kitleniz nerede ise siz de orada bulunacaksınız veya hedef kitlenizin olduğu alana / platforma adapte olacaksınız. İşlek bir caddedeki kitleye ulaşmak için o caddede dükkân almak veya kiralamak gibi…

RESMİYET: Gerekli Mi? Nerede Ve Nasıl Resmi Olabiliriz? Vergiler Başıma İş Açar Mı?

Öncelikle belirtmek isterim ki internet girişimciliğinin resmiyette, normal bir girişim / iş kurmaktan pek bir farkı yok. İnternet girişimciliği için de kesinlikle resmiyetinizin olması gerekiyor. Diğer bir ifadeyle; ticaret yapmak istediğiniz, iş kurmayı düşündüğünüz ülkede o ülkenin iş kurma ve ticaret yapma süreçlerini bilmeniz, takip etmeniz, uygulamanız gerekiyor. Bu sayede vergi verebilirsiniz, sigortalı olabilirsiniz kısacası resmi olarak hak iddia edebilirsiniz. Yurt içine ve yurt dışına, bu şekilde yani resmiyetiniz olarak çalıştığınızda bu aynı zamanda size vize konusunda da avantajlar sağlar.

Ülkeden ülkeye değişiklik gösterir tabii ama ödediğiniz vergiler size ciddi fırsatlar sağlayacaktır. İyi muhasebecilerle çalıştığınızda vergi iadeleri, vergi indirimleri hatta işletme destekleri bile rahatlıkla alabilirsiniz. Kendi deneyimlerime istinaden ifade edeyim eğer 15 sene önce şirket kurmuş olsaydım, şimdi çok daha iyi bir konumda olabilirdim. Emin olun resmiyet; zorunluluk olduğu kadar aynı zamanda size birçok avantaj sağlayan bir meseledir.

Resmiyetiniz olursa birçok avantajınız olur…

Resmiyetiniz olduğunda hak sahibi olabiliyorsunuz. Şahıs şirketi kurmadığınız müddetçe, tüzel kişilik avantajlarından yararlanıp şahsen kazandıklarınızla tüzel kazandıklarınız ayırt ediliyor. Bir sorun olduğunda bundan şirket sorumlu oluyor. Siz de gerçekte şirketin bir çalışanı oluyorsunuz..

Resmiyetin yükümlülükleri arasında vergilendirme var doğru, ama vergi indirimleri de var. Ayrıca iadeler söz konusu ve tabi sigorta güvencesine sahip oluyorsunuz. Olası sağlık sorunlarında gerek siz gerekse aileniz birçok avantajdan kolaylıkla yararlanabiliyor.

Resmiyet olduğunda emeklilik için de avantajınız oluyor. Yurt dışında çalışma yaptığınızda ve belirli bir miktarda çalışma seviyesini / süresini aştığınızda vize avantajlarına da sahip oluyorsunuz. Resmiyet söz konusu olduğunda ambargo gibi sorunlara takılmadan o ülke, istediğiniz gibi ziyaret edebileceğiniz bir ülke oluyor.

Pazarlama, İletişim Ve Reklam: Zor, Çünkü Bunlar Düzen Ve Bilgi İster

Şimdi de itibar, otorite, bilinirlik, trafik, potansiyel müşteri toplama ve satış gibi dijital medyanın 4 temel hedefi için çalışmalara başlamak gerekiyor. Daha yolun başındasınız. O kadar ayrıntılı çalışma yaptık ama hepsi de aslında “başlangıç” içindi. Her biri internet girişimciliğinde olmazsa olmazdır.

İsim bul, markalaştır, resmileş, web siten olsun ve tabi ki pazarla… Böylece hedef kitlen seni bulabilsin. Temel mantık bu.

Uzun ve kısa vadeli hedefler için, alabileceğiniz hızlı ve uzun vadeli sonuçları düşünerek çalışma yapmanız lazım. Çizgi üstü, çizgi altı, gelen ve çıkış pazarlama süreçlerini birleştirmek önemli. Bu süreci detaylıca araştırmak isterseniz; atl, btl, inbound, outbound marketing olarak bilinirler. Bunun devamına bir de iletişim çalışmasını ve itibar yönetimini ekleyerek, ilerleyişinizi bir stratejiye yani düzene bağlarsanız 6 aya kalmadan etkili sonuçlar almaya başlarsınız.

İnternet varlıklarınız ve fiziksel varlıklarınız için bir takım çalışmalar yapmalısınız. Diğer bir ifadeyle tutundurma / bilinirlik çalışmalarıyla “ben buradayım” demelisiniz. Bunu demek için trafiğiniz olmalıdır. Trafik kazanmak içinse reklam vermeniz ayrıca SEO ve sosyal medya çalışması yapmanız gerekiyor. Mağazanız için mobil pazarlama, satış içinse katalogunuzu online ve offline platformlarda yaymanız lazım. Hedef kitlenize indirimler, fırsatlar, kuponlar ve müşteri sadakati odaklı avantajlar sunmalısınız.

İnternet Girişimini Örneklendirelim: 

Dijital ürünleri şarj edebilen ve müzik çalan bir kot pantolon ürününüz var. (berbat bir fikir, şarj fikri iyi) Ürünü 5 adet üretip test ettirdiniz. Tüketiciler beğendi. Tamam, o halde artık ilerleyebilirsiniz.

Örneğin; Billy Billy Jean diye bir isim buldunuz.  Marka, tescil, alan adları boş mu diye bakmanız gerekiyor. Eğer boşsa sonraki aşamaya geçin.

Grafik tasarımcısı aracılığıyla; logo, kurumsal kimlik, resmi evrak şablonları, sosyal medya paylaşım şablonları, eposta bülten şablonları, eşantiyon şablonları gibi ihtiyaçları halledin.  Bundan sonra artık tescil sürecine başlayabilirsiniz.

Marka uzmanından; iletişim, marka ve standartları üzerine stratejinizi hazırlamasını isteyin. Kurumsal kimlik anlamında ihtiyacınız olanları yaptırdıktan sonra ve tescil işlemlerinden sonra artık rahatça ilerleyebileceksiniz. Unutmayın ki tüm bunlar bir süreç. Süreci başlattığınız anda aslında satışa da başlayabilirsiniz.

Webmaster sayesinde web sitesi veya e-ticaret sitesinin tasarımı, arayüzü, yazılım geliştirmesi işlerini halledebilir veya bir CMS’i kullanarak sitenizi kurabilirsiniz. Siteyi kuran kişi ya da ajansa bu sitenin yönetimini de verebilirsiniz.

Dijital pazarlama uzmanı aracılığıyla dijital varlıklarınızı yani sosyal medya, e-posta, sanal santral, kampanya sayfası, Worpdress gibi ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz.

Eticaret siteniz varsa; dijital pazarlama veya e-ticaret  uzmanınızla ürününüze dair ne kadar uygun pazar yeri varsa giriş yapıp, ürünlerinizi listelemeniz gerek. N11, Trendyol, Amazon, Ebay, Gittigidiyor gibi… Tabii şirket olarak girip, mağaza açmanız avantajlı olacaktır.

Bir mali müşavir aracılığıyla şirketinizi ve çalışmalarınızı resmileştirin…

Türkiye için resmi işletme kuruluşu; vergi levhası, ticaret odası başta olmak üzere meslek odalarından vs. izinler, sigorta başlangıçları vb. işlemleri halletmeniz gerekiyor. Sonra da bir ofis tutmalısınız. Ofisin maliyet 6 ay için minimum 15 bin TL civarındadır. Hazır ofis / ortak ofis olarak kullanılan ofisler aracılığıyla şirket açılışı yapmak isterseniz bir masa kiralayarak aylık 750 TL’ye ofis sorununu da çözersiniz. Yazarkasa, pos cihazı, kaşe, defter, resmi evraklar ve ruhsat için de 2-3 bin TL’ye ihtiyacınız var.

Estonya için resmi işletme kuruluşu; öncelikle 100 Euro ödeyerek vatandaşlık başvurusu yapıyorsunuz. Kabul edilirseniz elçilikten e-vatandaş kimliğinizi alıyorsunuz. Paypal açabiliyorsunuz. Avrupa Birliği ülkelerinde satış yapmakta da serbestsiniz. Kurumsal olmak isterseniz ofis kiralayıp resmi şirket kurulumu için başvuru yapmanız gerekiyor. Ofis kirası aylık 10-50 euro arasında değişiyor. Tabi bu bahsettiğim sanal ofis. Şirketin seviyesine bağlı olarak teminat vermeniz gerekebiliyor. Şahıs şirketinde bir teminat ödemesi yapmanıza gerek yok. Ama daha üst seviye şirketlerde, 1000-3000 euro arası bir teminat gerekebiliyor. 10.000 euro ve üzeri teminatla ise şirketinizi rahatlıkla kurabiliyorsunuz. Resmi işlemler için gereken az bir masrafın kesilmesinden sonra kalan para banka hesabınıza devrediliyor.

Hatta 100 euro e-vatandaşlık sonrası Leap-in kullanarak aylık 50 Euro’ya resmi bir şirketin sahip olması gerekenleri her şeyi kiralayarak kullanabilmeniz mümkündür. E-Estonya ile yıllık vergi bildiğim kadarıyla yok. Ama para transferinde %20’lik oranı vergi diye kesiyorlar.

ABD için resmi işletme kuruluşu;  her ülkenin şirket kuruluşlarında kendine özgü farklılıkları var. Ama mantık hep aynı. Bedeller ve bürokrasi az ya da çok her ülkede mutlaka var. ABD’de ofisler 40-50 dolardan başlayıp artarak ilerliyor. Ama ortalama 100 dolara kendinize bir sanal ofis / ortak ofis tutabilirsiniz. Muhasebe bedeli ise 350 dolar. Muhasebeci ücreti ve kurulum bedelleri olmak üzere her şey bu fiyata dahildir. Banka işlemleri içinse 500 dolar masraf var. Paypal da açabiliyorsunuz. Bu arada hiç iş yapmazsanız bile yıllık 300 dolar vergi ödemeniz gerekiyor. İş yaptığınızda yanılmıyorsam şirket türüne bağlı olarak, yüzdelik vergi kesilmesi oluyor. Bu vergiyi eyalet kullanıyor. Artırırsa iade ediyor. Yaptığınız Amerika içi harcamalarda ise vergi indirimi alıyorsunuz.

Sanal santral kurarak telefon numarası, faks numarası alabilir, ses kayıtları tutabilirsiniz. Kurumsal e-postanızı zaten alan adınız alınınca webmasterınız aracılığıyla elde edebiliyorsunuz. Kurumsal e-posta bültenleri ise pazarlama uzmanınızın sorumluluğundadır.

Ödeme terminali; Türkiye için Vera faturalı yazar kasalar var. Web siteleri için İyzico, Shopier gibi uygulamalar var. Ayrıca Hepsipay, BKM Ekspress ve Troy var. ABD ve E-Estonya (AB) için Trustpay, Paypal, Payoneer, Payu, Shopify pay, AMEX, Visa, Mastercard gibi ödeme yöntemleri mevcut. Zaten banka hesaplarınız da olacak. Zaten havale işlemleri için banka hesabı gerekiyor. Bu arada ABD’de çek yollamaya bayılıyorlar. Eğer ABD’de sanal ofisiniz olursa adresinize gelen çekleri ofis görevlileri tarayıp size e-posta aracılığıyla gönderir. Para da banka hesabınıza yatırılır.

Bu arada şirket içinde kullanmanız gereken dijital araçların bedellerini de unutmayın. En başta bir muhasebe yazılımı gerekiyor. Türkiye için Paraşüt olabilir. Yurt dışı için Freshbooks var.

CRM kullanmanız gerekli. Özellikleri ve ihtiyaçlarınıza göre CRM uygulamalarında fiyatlar değişiklik gösterebiliyor. CRM önemlidir çünkü size tahmin edemeyeceğiniz kadar çok zaman kazandırır. Ayrıca veri depolarsınız. Segmente edip pazarlama yaparsınız ve bu bilgi dahilinde reklam çıkarsınız. Böylece kazancınız artar. Bitrix, AgileCrm, Hubspot, Teamgram, Sugar, Salesforce gibi birçok ücretli / ücretsiz CRM alternatifi var. Bu uygulamalar ekiple olan iletişiminizi de artırır. Ayrıca bu yazılımlar bir mekana bağlı olmadan işlerinizi halletmenize yardımcı olurlar.

Proje yönetim aracı gerekli… CRM’lerin bazısının içinde bu özellik de var ama ek olarak da alabilirsiniz. Üzerinizdeki bütün iş yükünü Kanban proje yönetimiyle dağıtabilirsiniz. Bu araçlar sayesinde personelinizi görevlendirebilir ve iş takibi yapabilirsiniz. Hem de stres olmazsınız.

Sanal santralin de bir bedeli var. Yıllık 10 TL’ye de var, aylık 5 dolara da var. Ben Netgsm kullanıyorum. Yurt dışında en uygun olan hatırladığım kadarıyla Sonatell‘di.

Pazarlama araçları ve otomasyon araçları da gerekli. Aylık 10 dolardan başlar 2000 dolar üzerine kadar çıkar. Bu yüzden ücretsizlerle yetinerek başlayın, kazandıkça istediğinizi test ederek alırsınız. Burada tavsiye anlamında bir araç söyleyemem. Çünkü sadece sosyal medya konusunda 1000 civarı yazılım mevcut. Başlangıçta; sosyal medya yönetim aracı yerine asıl ihtiyacınız bülten otomasyonu konusunda etkili bir araçtır. Bu alanda Mailchimp var. 2000 kişiye kadar Mailchimp’ten ücretsiz olarak yararlanabilirsiniz.

Sonuç

Güvenilir firmalarla ve kişilerle çalışmanız her şeyden önemlidir. Uygun fiyatlı çalışabileceğiniz kişi ve kurum tabii ki arayacaksınız ama inanılmaz bir ucuzlukla karşılaşmışsanız orada bir dolandırıcılık olabilir, dikkat edin. Daima güvendiğiniz birilerine danışın ve sosyal medya topluluklarına katılın.

Atladığım bir nokta varsa ve ekleme yapmak isterseniz, makaleye yorum yapabilir ya da Twitter’dan Branding Türkiye‘ye ve bana (@hyturkyilmaz ve @brandingtrcom’a mention) yazarak sohbet başlatabilirsiniz.

Bülten Aboneliğinizi Aktifleştirin

Güncel makaleler, sektörel haberler ve ücretsiz etkinlikler için mail listemize abone olun.

Abone olduğunuz için teşekkür ederiz.

Bir şeyler yanlış gitti.

2 Yorum Yap

  1. Avatar
    • Cem Kocabaşa -

    • 25 Ağustos 2018 at 17:47 pm

    Detaylı yazınız için çok teşekkürler. Umarım faydalı olur. Hatta bir gün bir etkinlikte konuşmak isterseniz bize de bekleriz 🙂 Türkiye için de resmi kuruluşlarda sanal ofis bir seçenek. Örn. Kamara Ofis aylık 200TL’ye sanal ofis hizmeti veriyor ve internet girişimcileri tarafından çokça tercih ediliyor.

    1. Avatar
      • Hasan Yasin Turkyilmaz -

      • 26 Ağustos 2018 at 20:44 pm

      Ben teşekkür ederim. Tabii ki konuşuruz. Yazıda sanal ofisleri ve masa kiralamaları dikkate alarak bir fiyat ortalaması çıkarmıştım ben de.

Bir Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir