İnsanlar Reklamları Neden Sevmez?

İnsanlar reklamları neden sevmiyor olabilir? Eminim herkesin tek cümle ile de olsa bu soruya bir cevabı vardır. 

Bunca reklam yatırımı, bunca emek, zaman sonunda hedeflediğiniz kişi Adblocker kullanıyor ya da reklam görünce zapping yapıyor.

Sonuç; aslında “insanlar reklamları neden sevmiyor?” sorusuna tek cümlelik cevap çözüm getirmiyor Bu yazıda işin en temeline inelim ve profesyoneller olarak “insanlar reklamları neden sevmiyor?” sorusuna yanıt arayalım. Doktorların sıklıkla kullandığı cümleyi bir daha hatırlayalım; doğru teşhis hayat kurtarır.

İnsanlar Reklamları Neden Sevmez?

Aslında bakacak olursak her mecranın kendine has dinamikleri var. Ve her mecra iyi kullanılabileceği gibi kötü kullanıma da açık.  Sanırım her mecranın az da olsa kötü kullanıldığı konusunda hemfikirizdir.

İnternette bir haber okuyacakken her yerden çıkan dikkat dağıtıcı bannerlar, pageskin’ler… Youtube’da video izlerken sürekli reklam ile kesilen yayınlar… Televizyonda sanki sürekli reklam izliyormuşuz hissi… Tüm bunların hepsi gerçekten de can sıkıcı… Bu yüzden insanlar reklamları sevmiyor. Diğer bir ifadeyle reklam, hayatımızın her alanını kaplamış durumda. Ve bu durum hiç de eğlenceli değil.

Kötü bir örneği hatırlayalım. Mesela bir haber sitesine girdiniz. Her yerden çıkan bannerlar, başka bir sayfaya geçerken bir page skin derken asıl ulaşmak istediğiniz habere/içeriğe/sayfaya bir türlü ulaşamadınız. Ulaşsanız da içeriğin her tarafında sıkıcı reklamlar gördünüz. Veya Youtube üzerinden izlediğiniz bir içerik sürekli reklam ile bölünüyor. Hata televizyon reklamı birebir Youtube’a konulmuş. Buyur buradan yak! Televizyonu da atlamayalım. Televizyonda sadece reklam varmış hissi de görmezden gelinecek gibi değil.

Çözüm Nedir?

Think BBDO’nun Yönetici Ortağı Fons Van Dyck’in “Yeni Nesil Reklamcılık” kitabında, reklamların orijinal olmadığını ve bu yüzden tüketicileri mutlu etmediğini bunun için de reklamların sevilmediğini söylüyor. Ve ekliyor; “Orjinalliğin aşinalık ile birleşmesi reklamı daha önceden görmüş olduğu için tüketicinin marka ile ilgili bilgileri hatırlama kabiliyetini arttırır. İnsanların canını sıkan olgu reklamların niceliğideğil niteliği. İnsanlar reklamları genellikle sadece beğenmiyor. Araştırmalar toplumun yaratıcı reklamları tasvip ettiği ve bu reklamları kendi çevrelerindeki insanlarla ya da sosyal medya aracılığıyla paylaşmaya istekli olduklarını gösteriyor.”

Hatta bu doğrultu da bir araştırma sonucu daha paylaşıyor. Araştırmaya göre; “Ödül almış kampanyalar sıradan kampanyalara göre daha çok hatırlanıyor. Yani yaratıcılığını kanıtlamış kampanyalar daha çok seviliyor ve hatırlanıyor.  Bir kampanyanın yaratıcı olması içinse güçlü duygular uyandırmalı, gösterişli efektleri olmalı ve hepsinden önemlisi cool olmalı”dır diyor.

Siz de en sevdiğiniz reklamların hepsini düşünün. Muhakkak bunlar aslında herkesin sevdiği, hatırladığı, konuştuğu reklamlardır. Şimdi de sevdiğiniz bu reklamların hepsinin aynı kuşakta yayınlandığını düşünün. Harika bir reklam kuşağı olmaz mıydı?

Bu dediğimi biraz ütopik bulabilirsiniz. Ama benzer bir durum her sene Amerika’da yaşanıyor. Birbirinden yaratıcı reklamlar bir prime time kuşağında yayınlanıyor. Bu reklamların sektördeki ismi ise Super Bowl Reklamları olarak geçiyor.

Türkiye’de de yaratıcı reklamlar, eğlenceli reklamlar da hep fark yaratmıştır ve sevilmiştir. Cem Yılmaz’lı eski reklamları hemen hemen herkes sevmiş ve keyifle izlemişti. O reklamların hatırlanma oranı da bir hayli yüksektir.

Sonuç Olarak Reklam…

Özetle aslında insanlar reklamları sevmez diye bir sonuç çıkarmak kolaya kaçmak olur. Reklam verdiğiniz alanları yaratıcı kullanmak, orijinal içerikler çıkarmak yaptığınız reklam yatırımların karşılığını kat kat almanızı sağlayacaktır. Ama tüketicilerin sevdiği, izlediği içeriğin arasına ona hiçbir şey anlatmayan, ona bir şey katmayan, onu eğlendirmeyen hatta ona bir şey satmaya çalışan başka bir içerik koyarsan maalesef parayı sokağa atarsın..

Bülten Aboneliğinizi Aktifleştirin

Güncel makaleler, sektörel haberler ve ücretsiz etkinlikler için mail listemize abone olun.

Abone olduğunuz için teşekkür ederiz.

Bir şeyler yanlış gitti.

Bir Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir