Google Plus Niye İhmal Ediliyor?

Google Plus yaklaşık olarak bundan 6-7 sene önce hayatımıza girdi.

Facebook’a alternatif olacağı düşünülüyordu.

Pek öyle olmadı. Hatta kimi zaman Google+ için “hayalet kasaba” benzetmesi bile yapıldı.

500 milyonu aşan kullanıcısına rağmen Google+ niçin tam anlamıyla popüler kültüre entegre olamadı diye düşünüyor olabilirsiniz. “Neden herkesi yakalayamadı” veya “aktif bunca kullanıcıya rağmen niçin ön planda değil” diye analizler yapılıyor da olabilir.

Ne derseniz deyin, Google, dünyanın en değerli şirketlerinden biri… Ve daha da önemlisi hepimizin Google’a ihtiyacı var. Bunu bilen Google, kendi mecrasının kullanıcılarını ön plana alarak onlara bir nevi hediye sunuyor. Özetle, SEO için Google Plus hayati önem taşıyor.  O yüzden alışılmışın dışında bir çıkış yaparak, dijital pazarlama ve sosyal medya danışmanlığını üstlendiğim kişi ve kurumlara kesinlikle Google Plus’ı tavsiye ediyor ve bu mecraya uygun strateji geliştirmeyi öneriyorum.

Diğer yandan hemen herkesin bir şekilde içerik üretmeye başladığı bir dönemdeyiz. Markalar bu gidişattan hoşnut ancak şöyle de bir gerçek var ki markalar Facebook – Twitter – Instagram üçgeninde sıkışıp kaldılar. Açılmak istiyorlar lakin markaların açılacağı alternatif platformlarda (Google+, Pinterest, Linkedin, Tumblr vs) içerik üreten fenomenlerin bir standardı yok. Yaptıkları paylaşımlar orijinallikten uzak ve sıradan bir “ebeveyn Facebook kullanıcısı”ndan farksız…

O nedenle bir marka mesela Google+’ta kendine elçi bulmak yerine kendi kendisine yeterli olmaya çalışıyor.

Sonuç; “sıfır etkileşim”

Bu “sıfır etkileşim” lanetini üzerinden atmak isteyen markalar, Google+, Pinterest, Tumblr, Linkedin ile alakalı elle tutulur stratejiler belirlemesi gerekiyor.

Örneğin bu mecralarda aktif olmak isteyen markaların, çok az sayıdaki Google+, Tumblr, Pinterest fenomenleriyle iletişime geçmesi ve stratejilerinden bahsetmesi şart. Sevgili markalar, alternatif mecralarda fenomen olmuş olan kişilere sizin elçiniz olması için bir öneri götürün ve onlar da hazırlamış olduğunuz stratejiye sadık kalarak markanız için kendi kitlelerini harekete geçirsinler. Bu, tam anlamıyla bir işbirliğidir. Bundan kaçınmayın…

Google Plus gibi güçlü ama Türkiye’de henüz kıymeti bilinmemiş olan mecralar, “PR” amacıyla kullanıldığı takdirde hem fenomenler hem de markalar için yeni bir soluk, yeni bir yöntem, yeni bir hikâye en önemlisi de yeni bir etkileşim anlamına geliyor.

Dijital odaklı çalışan marka yöneticilerine tavsiyem şu; ne yapın edin ama Google Plus gibi alternatif fakat bir o kadar da güçlü mecraların dilini ve çalışma prensibini öğrenin veya enerjinizi buna harcamak yerine bu mecraların dilini iyi konuşan bir elçiye görev verin. Hiçbir şey olmasa bile bu atılım size farklılık katar.Dolayısıyla rekabette öne geçme fırsatı yakalarsınız.

Farklılık, satın alması en zor değerdir.

Çünkü farklılık, aynı zamanda size farkındalık kazandırır.

Diğer yandan farklılık, ilk sırada olmaktır.

Google+ için hayalet kasaba benzetmeleri yapıladursun siz Google Plus’ın kıymetini bilin. Bu sayede sosyal medya yönetimi konusunda farklılık yarısında bitiş çizgisine ilk ulaşan marka olursunuz.

Bülten Aboneliğinizi Aktifleştirin

Güncel makaleler, sektörel haberler ve ücretsiz etkinlikler için mail listemize abone olun.

Abone olduğunuz için teşekkür ederiz.

Bir şeyler yanlış gitti.

Bir Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir