E-Ticaret Literatürüne Yeni Bir Kavram: Amazon Etkisi

Son bir haftadır tüm haber siteleri, iş dergileri, bloglar, sosyal medya kullanıcıları ve Linkedin insanları aynı konudan bahsediyor. Bahsi geçen konu; dünya e-ticaret devlerinden olan Amazon’un Türkiye’ye giriş yapması… Gerçekten de bir süredir Amazon’un Türkiye pazarına giriş yapacağı konusunda piyasada bir dedikodu dolaşıyordu. Değişen tek şey bunun dedikodu olmaktan çıkıp netlik kazanması oldu. Geçen sene Amazon, şirket kurduğunu ilan etmişti. Şimdiyse Mart ayının sonunda Türkiye’de test satışların başlayacağını duyurdu. Bu ilan bir nevi Amazon’un, Türkiye’deki toptancılara ve satıcılara “hazır olun” mesajıydı.

Başta belirttiğim gibi “Amazon Türkiye’de” şeklinde yüzlerce hatta binlerce haber var fakat bu gelişmenin sektöre kazandıracakları yahut kaybettirecekleri konusunda pek bir öngörü yok. Olanlar da bir elin parmaklarını geçmiyor. Her zaman olduğu gibi meselenin “nedir”ine fazla odaklandık. Biraz da “nasıl”ına bakmamız gerekiyor. Mesela Amazon’un Türkiye pazarına giriş yapmasını, Türkiye’deki yerel ve global e-ticaret markaları nasıl karşılıyor? Bence bu önemli bir konu. Rekabetin kızışacak olması hiç şüphesiz e-ticaret sektörünün gelişimini arttıracaktır. Lakin bu yarışta meseleye sadece tüketicinin penceresinden mi bakmalıyız? Bu da önemli bir konu. Toptancılar, satıcılar, lojistik (kargo) sektörü, üreticiler ya da küçük ölçekteki e-ticaret markalarının durumu ne olacak? Bu çok daha önemli bir konu…

Türkiye, gerek nüfus gerek gelişmişlik gerekse coğrafya itibariyle tüm markalar için iyi bir pazar konumunda. Daha açık ifade etmek gerekirse Türkiye üretimden ziyade tüketim odaklı bir toplum yapısına sahip. Sanırım bu yüzden global birçok marka Türkiye pazarına girmek konusunda pek tereddüt yaşamıyor. Hatta bu konuda hızlı ve stratejik davranmaya özen gösteriyorlar. E-ticarette de durum aynı. Örneğin eBay’ın GittiGidiyor hamlesi… Bu gelişmeden sonra Türkiye’deki e-ticaret piyasası bir ivme kazandı. Piyasaya güçlü rakipler girdi. Birçok holding e-ticarete odaklandı. Bazıları iflas etti.

Şimdi yine piyasayı hareketlendirecek önemli bir başlangıcın eşiğindeyiz. Ben buna “Amazon Etkisi” demek istiyorum. Amazon’un tam anlamıyla pazara girmesinden 6 ay sonra e-ticaret çok farklı bir hal alacak. Bunu da hep birlikte göreceğiz. Zira daha başlarken bunu hissettik.

Örneğin komisyon oranlarının %10 seviyelerinde olacağını duyduk. Diğer bir önemli gelişme ise Amazon’un kendi kargo şirketini kuracağını ilan etmesiydi. Aslında en önemli detay Amazon’un Türkiye’ye kendi adıyla girecek olmasıdır. Normalde girdiği ülkede o ülkenin en büyük e-ticaret markasını bünyesine katan Amazon, Türkiye için farklı bir strateji kurgulamışa benziyor.

Eminim Amazon’un piyasayı sarsacak çok daha stratejik planları da vardır.  Ünlü e-ticaret devi, bu planları yaparken elbette ki afaki davranmıyor. Amazon’un; pazar araştırması, büyük tedarikçilerle iletişim, rakip analizi, tüketici beklentileri, Türkiye’deki e-ticaret piyasasının durumu gibi birden fazla faktör üzerine yoğunlaştığına eminim. Ve emin olduğum bir şey daha var pazarda söz sahibi olduğunu düşünen diğer bir ifadeyle niteliksiz özgüvene sahip olan e-ticaret markaları, tıpkı eBay’dan sonra pazardaki etkisini kaybeden e-ticaret markaları gibi kaybetmeye mahkumdur.

“Amazon Etkisi”nden zarar görmemek için hali hazırda pazarda belli bir paya sahip olan e-ticaret markaları tam da şimdi stratejik reklam, pazarlama ve iletişim kampanyaları kurgulamaya ve konumlarını sağlamlaştırmaya baksınlar.

Bu arada hoş geldin Amazon! 

Bülten Aboneliğinizi Aktifleştirin

Güncel makaleler, sektörel haberler ve ücretsiz etkinlikler için mail listemize abone olun.

Abone olduğunuz için teşekkür ederiz.

Bir şeyler yanlış gitti.

Bir Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Send this to a friend