E-İhracat İle İlgili Merak Edilen Her Şey

Bu makalede yurt dışına açılarak ürünlerini dış pazarda satmak isteyen girişimcilerin tercih ettiği bir ticaret türü olan e-ihracat konusuna değineceğiz. Diğer bir ifadeyle bu makalede “E-İhracat Nedir?”, “E-İhracat Niye Önemlidir?” soruları odağında e-ihracatı değerlendireceğiz.

E-İHRACAT NEDİR?

E-İhracat; yurt dışına açılmak isteyen girişimcilerin, internet üzerinden çeşitli pazar yerleri ve/veya kendi e-ticaret siteleri vasıtasıyla ürünlerini alıcılar ile buluşturması anlamına gelen B2C türü bir e-ticaret aksiyonudur.

“E-İhracat”ın en büyük artısı, yurt dışı markalaşma faaliyetlerine pozitif zemin sağlaması olarak gösterilebilir. Özellikle son yıllarda döviz kurlarının artışı ve ekonomideki sert iniş sebebiyle şirketler için yurt dışına açılmak bir var oluş savaşı haline geldi. Günümüzde pek çok şirket ve kişi ürünlerini yurt dışında global pazar yerleri sayesinde alıcılarla buluşturuyor.

Peki bizim e-İhracat fırsatlarını değerlendirebilmemiz için nelere sahip olmamız gerekiyor? Sizin için bunları soru-cevap şeklinde özetlemek istiyorum.

Yurt Dışından Nasıl Ödeme Alabiliriz?

Bu konuda bir çok yöntem bulunmakla beraber özellikle ABD vatandaşları için en güvenilir ödeme alma yöntemi PayPal’dır. Ülkemizde hizmet vermemesine rağmen PayPal kullanabilen bir çok kişi görebilirsiniz. Yurt dışındaki PayPal Business hesaplarını size komisyon karşılığı kullandıran bir çok danışmanlık şirketinden bu hizmeti belli bir miktar ödeme karşılığında talep edebilirsiniz.

Bunun haricinde göze çarpan başka bir ödeme sistemi Shopier‘dir. Komisyon oranları pek farklı olmamakla birlikte Shopier, eğer alt yapı zorluğu çekiyorsanız belirli bir ücret karşılığında size e-Ticaret altyapısı da sunuyor.

Özellikle AB ülkelerinde yer alan Pazar Yerleri son dönemde Paypal ile ödeme almayı kaldırmış durumda. AB ülkeleri içinde bulunan “Pazar Yerleri”nin kendi oluşturdukları ödeme yöntemleri öne çıkıyor. Kayıt aşamasında AB içinde bir lokal adres istenebiliyor.

Örneğin; Almanya‘da online müşteri banka havalesi, banka kartı veya otomatik ödeme yöntemi ile ödeme yapmayı tercih etmekte. Rusya kapıda ve nakit ödemenin en yaygın kullandığı ülkelerden biridir. Rusya’da, yerel kiosklardaki nakit ödemelerle çalışan “e-cüzdanlar” veya “kiosklar” ile ödeme yaparlar. Yüksek müşteri memnuniyeti ve milyonlarca müşteri potansiyeline ulaşabilmek için lokal ödeme çözümleri kullanmanız önerilmektedir. (bkz: Nielsen Global Connected Commerce Report 2016) Bunun için kapsamlı bir e-İhracat planına ihtiyaç duyacağınızı söylemenin şaşırtıcı olmayacağını umuyorum.

E-İhracat İçin Şirketleşme Gerekiyor mu?

Öncelikle, hemen herkesin en çok merak ettiği konuyla giriş yapalım. Evet gerekiyor ama ilk başta değil. E-İhracat yapmak için ilk iş olarak bir şirket sahibi olmanıza gerek yok. Daha doğrusu, başlamak için böyle bir zorunluluk yok.

Vergilendirme kapsamında bir dizi önlem alınmış olsa da yasalarda hala bir çok eksik mevcut. Ancak şunu söylemek isterim ki, şirketleşmeden hareket kabiliyetiniz kısıtlı olacak. Çünkü satış hacminiz genişledikçe ülkeye sokacağınız para için kanıt göstermeniz gerekecek.

İlk adımda olmasa da şirketleşmeye doğru bir planlama yapmanız doğru bir karar olacaktır. Yasalara göre bir şirketin yurt dışına sattığı bir üründen KDV alınamıyor. Zaten siz de yurt dışına gönderdiğiniz bir ürüne KDV’li fatura değil KDV’siz proforma fatura keseceksiniz. Proforma, resmi bir evrak değil. Kısacası, e-İhracat için şirket açmanızda vergilendirme yönünden bir zarar bulunmuyor. Eğer yalnızca yurt dışına satış yapacaksanız, vergilendirme açısından en şanslı ülkelerden biri olduğumuzu söylemek yanlış olmaz.

E-İhracat Teşvikler Nelerdir ?

Devlet tarafından sağlanan e-İhracat destekleri şirket kurulumundan, pazarlamaya ve hatta markalaşmaya kadar uzanan süreçte size katkı sağlıyor. Örneğin yaptığınız harcamaların %50’den fazlasını ilk 3 ay içerisinde geri almanız mümkün oluyor. Özellikle yurt dışı reklam maliyetlerini düşünürsek devlet teşviklerinin sizi ciddi anlamda asiste edeceği kesin.

İşte belli başlı e-ihracat teşvikleri;

  • Yurt dışında bir hedef pazar için tasarlanan Türkçe olmayan web sitelerinin banner reklam maliyeti.
  • Arama motorları reklamları, Türkiye ve Türkiye dışında, reklam maliyetleri.
  • Gazete, billboard, televizyon, radyo vb. Medya’da yayınlanacak ve içeriği Türkçe olmayan ilanlar,
  • Tanıtım amaçlı yurt dışına gönderilecek promosyon malzemeleri (kalem, takvim, takvim vb.)
  • Açılış giderleri, mağazalar, depolar veya yurtdışındaki showroom’larda ilgili birimlerin kiralanması maliyeti.
  • Marka tescili maliyeti.
  • İhracat ve yurt dışı seyahat masrafları.

Bu E-İhracat Destekleri için üst sınırlar ve destek oranları değişebilir olsa da, kiralama maliyetleri için teşvik oranı% 50 ila% 70 arasında değişmektedir ve yıllık oranı 120 bin dolardır. Reklam ve tanıtım faaliyetleri için de yıllık %60 ila%70 oranında 100 bin dolara kadar teşvik bulunuyor.

İhracatçılar Birliğine Kayıt Olmanın Avantajları Nelerdir ?

E-İhracat gönderilerinde şirketiniz üzerinden KDV’siz Proforma oluşturulduğundan bahsetmiştik. Şirketinizin İhracatçı olarak gözükmesi ve dolayısıyla yukarıdaki teşviklerden de faydalanabilmeniz için İhracatçılar Birliği’ne kayıt olmak zorunludur. Bu durumda gönderileriniz, resmi ihracat bazında işlem görecektir. Ayrıca Türkiye İhracatçılar Birliği’nin üyelerine sunduğu mail datası ya da yurt dışı bakanlıklar düzeyinde toplantılara erişebilmeniz de mümkün. Türkiye İhracatçılar Birliği’ne üyelik bedelleri ise yıllık 200 – 250 tl. arasında değişmekte.

Gümrük Müşavirlikleri İle Çalışmak Zorunlu mu?

Yaptığınız E-İhracat planında B2C sistemi ile gönderi yapıyorsanız bunun bir gümrük bedeli ya da beyannamesi bulunmuyor. Ve dolayısı ile Gümrük Müşavirlikleri ile çalışmanıza gerek kalmıyor. Bu ürünlerin gümrük bedelini uluslararası kargo şirketleri sizin adınıza ödeyerek gönderi bedeline ekliyor.

Marka Tescili Yaptırmak Zorunlu mu?

E-İhracat planlamasında aldığımız en büyük sorulardan biri de Marka Tescili. Öncelikle Marka tescili yaptırmak gibi bir zorunluluğunuz yok. Ancak ürünlerinizin ve marka isminiz kopyalanmaması ve Instagram gibi bir çok sosyal ağda markanızın yanına mavi tik işareti (Güvenilir Hesap) koyabilmeniz için marka tescil belgesine ihtiyacınız olacak.

Ayrıca yurt dışında markalaşma faaliyetlerini planlarınız içerisinde bulunduruyorsanız yurt dışında açacağınız şirket üzerinden marka tescili yaptırmanın lehinize bir çok avantajı barındırdığını söylemeliyim.

Bunu, en yoğun satış yaptığınız ülkede markalaşmaya doğru evrilen bir sürecin parçası olarak da kurgulayabilirsiniz. Böylelikle ilerleyen dönemlerde luxury satış kanallarına adım atarken kozunuz daha büyük olacaktır.

Mobil Erişim mi ? Desktop Erişim mi ?

Aslında E-İhracat’la direk ilgisi olmasa da tüm e-Ticaret kanallarında sorulan bir soru; Mobil uyumluluk artı bir etkene sahip midir?

Google’ın sunduğu kullanıcı araştırmaları ve elimizde olan datalardan mobil uyumluluğa sahip sitelerin daha fazla alışveriş potansiyeline sahip olduğunu anlayabiliyoruz. Bu arada mobilden araştırma yapılıp desktoptan satışla sonuçlanan kullanıcı türünün de potansiyel kullanıcı olarak segmentlemenizde oldukça fayda var.

Pazar Araştırmalarını Nasıl Yaparız ?

Öncelikle bir ürünü pazarlamak için onu tanımak şart. Bunu sanırım hepimiz biliyoruz. Peki ne satacağımıza karar verdik mi ? Eğer bir çok farklı kategoride ürüne sahipsek bu ürünler için en uygun pazarı aramalıyız ki, bizim için çok değerli olan zamanı boşuna harcamayalım. Benim kullandığım ve verilerine çok güvendiğim iki Google ürününden sizlere bahsedeyim;

Bu 2 Google ürününü, özellikle yurt dışında markalaşma faaliyetlerinizde elinizin altından ayırmamanız gerekiyor.

Peki ne işe yarıyorlar?

Kısaca açıklamak gerekirse, Market Finder ile bir çok pazarda kullanıcı ve ürün eğilimlerini görebilmeniz mümkün. Shopping Insights’da ise bu pazarlarda en çok hangi ürünlerin tüketildiğini araştırabilirsiniz.

Web Sitemizde Nelerden Bahsetmeliyiz ?

Hakkımızda ya da İletişim bölümlerinde özellikle şirket hikayemizden ve inovasyona dayalı bir ürüne sahipsek, bu ürünün insanlara nasıl faydalı olduğundan bahsetmeliyiz.

Bu, hikayeleştirme yönteminin bir parçasıdır ve yurt dışı pazarlarda oldukça önemlidir. Bununla birlikte kullanıcılarınızın verilerini depolamadığınızdan ve kullandığınız ödeme yönteminin ne kadar güvenli olduğundan bahsetmeniz de güvenirliğinizi dolayısıyla da satışlarınızı arttıracak unsurlar arasında yer alıyor.

SSL Kullanmak Zorunda Mıyız ?

Ülkemizde olduğu gibi yurt dışında da ödeme alınan bir web sitesine sahipsek SSL sahibi olmamız zorunludur. Aksi taktirde Google tarafından güvenli olmayan siteler listesine alınarak erişimimizin kısıtlanması an meselesidir.

SSL, sitenizde ödeme yapan kullanıcıların kart ve iletişim bilgilerini şifreleyerek 3. kişilerin eline geçmesini engelleyen bir şifreleme algoritmasıdır. Bu hizmeti hosting sağlayıcınızdan çok cüzi rakamlara satın alabilirsiniz.

Müşteriler İçin Güven Oluşturun

Aslında bu maddeye, e-İhracat yapmanın birinci kuralı da diyebiliriz. Yurt dışında her şeyin güvene endeksli olduğunu unutmayın. Kullanıcılar, ne kadar güvenli ödeme sistemine sahip olursanız olun ilk başta ürününüze güvenmek ister. Bu yüzden birkaç kullanıcı yorumunu sitenizde bulundurmak iyi bir yöntemdir.

Ayrıca para ve ürün iadeleri konusunda sıkıntı çıkarmamanız ve sorulara anında yanıt vermeniz de bu güveni perçinleyecektir.

Ulaşılabilir Olun

Kendi siteniz üzerinden ürünlerinizi satıyorsanız Kullanıcı Deneyimi yönergelerinden yola çıkarak sitenizi daha basit ve kullanışlı hale getirebilirsiniz. İnsanlar karışık bir düzen içinde alışverişe odaklanamaz. Böyle durumlarda çoğu kullanıcının sepete ulaşmadan çıkış yaptığı bilinen bir gerçektir. Bunu engellemeniz tasarımsal boyutta sizin elinizde. (Önceki yazılarımda Kullanıcı Deneyimi’nin hayat kurtardığında bolca bahsettim.)

Hedef Bölgenizdeki Influencer’lar İle Çalışın

Ülkemizde olduğu gibi pek çok ülkede sosyal medya kullanıcıları, Influencer’lara güven duymaktadır. Bloglarında ya da sosyal hesaplarında özellikle hikayeleştirme yöntemiyle reklamınızı yapan Influencer’ların gücünü yok saymayın derim.

Bülten Aboneliğinizi Aktifleştirin

Güncel makaleler, sektörel haberler ve ücretsiz etkinlikler için mail listemize abone olun.

Abone olduğunuz için teşekkür ederiz.

Bir şeyler yanlış gitti.

Bir Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir