Cubes Ankara Kampanyası: Reklam Ve Sanat (Bölüm – 3)

“Cubes Ankara: Bir Reklam Metnini Söylem Analiziyle Çözümlemek” konulu araştırmanın üçüncü bölümünde ” Cubes Ankara Kampanyası: Reklam Ve Sanat (Bölüm – 3)” yer alıyor. 

“İnsanın hakikati, sana gösterdiğinde değil, gösteremediğindedir. Bundan ötürü onu tanımak istersen dediklerine değil, demediklerine kulak ver.”

Halil Cibran

Horkheimer ve Adorno (2010:215)’ya göre reklam; kültür endüstrisinin yaşam iksiridir. Bu görüşten yola çıkarak, reklamı, kültür endüstrisinin ayakta kalmasını sağlayan, katalizör bir güç olarak değerlendirilebiliriz.

Becer (2008:239) sanat ve reklam ilişkisini şöyle ifade etmektedir: “Endüstriyel üretim ve ticari amaçlar, Bauhaus’tan Pop’a uzanan birçok sanat akımında ele alınmıştır. Kübist ressamlar, tablolarında reklam imgelerine yer verdiler. Futuristler, reklam sloganları ile şiiri biraraya getirdi. Dadacılar ise reklamcılık dilini alaya aldılar. Reklamcıların kullandığı neon, sonraları ressam, mimar ve tasarımcılar tarafından da kullanıldı”.

Tarihsel süreçte sanat, egemen sınıfın temsilinin sağlandığı bir alan olarak sürekli olarak egemen sınıf ile ilişki içerisinde olmuştur. Bilinmek bağlamında irdelendiğinde, yapıtların bilinerek var olması ve sanatçıların tanınma isteği ile birlikte, sanat ve reklam ilişkisi karşımıza çıkar. Bu bağlamda sanat ve reklam birbirine karışarak ve ötekini dönüştürerek var olmuştur.

John Berger(1995), sanatın gelişimini, üretim ilişkisi bağlamında şöyle ele alır;

“Her dönemde sanat yönetici sınıfın ülküsel çıkarlarına hizmet eder. 1500 ile 1900 yılları arasında Avrupa sanatının da hepsi değişik biçimlerde kapitalin yeni gücüne yaslanan yönetici sınıflar dizisine hizmet ettiğini söylersek yeni bir şey söylemiş olmayız. Bizim burda söylemek istediğimiz daha keskin bir şeydir: Mülke ve alışverişe karşı edinilen yeni tutumlarla belirlenen dünyayı görme biçimleri görsel anlatımını yağlıboya resimde bulmuştur. Başka bir görsel sanat türünde bulamazdı zaten.”

Görüleceği üzere, reklam, zaman zaman sanatı ve sanat eserlerini esin kaynağı olarak kullanmış, bazı zamanlarda da bire bir taklit etmiştir. Günümüzde bazı basılı reklamlarından da görüleceği  üzere, klasik sanat eserlerine gönderme yapan uygulamaları mevcuttur.

Cubes Ankara” projesi reklam filminin ilk 11 saniyesinde kadın bir viyolonsel sanatçısı ile erkek bir gitarist, sanat icra etmektedirler. Görsel olarak sırt sırta oturarak eserlerini icra etmektedirler. Burada enstrümanlar ile ve müziği icra eden gerçek sanatçıların reklam filminde oynatılması ile sanata açık bir gönderme yapılmaktadır. Böylelikle reklamı yapılan marka olan “Cubes Ankara” projesi ile sanat arasında kurulan bağ, markayı daha ayrıcalıklı kılmakta, markanın imajına olumlu katkı sağlamaktadır. Burada pazarda ayakta kalabilmek ve rekabet edebilmek için temel destekleyicilerinden bir haline gelen reklam, şansa bırakılmadan titizlikle yürütülen ve sanattan etkin bir şekilde faydalanan bir uygulama alanı olarak karşımıza çıkmaktadır. Böylelikle, zenginlik ve üstünlük gösteren “Cubes Ankara” projesinin, lüks ve değer taşıyan bir şey olduğu imlenmiştir. Bu süreçte sanat eserinin “emek değeri” ve “estetik değeri”nin de işlendiği reklamın “piyasa değeri”nin öne çıkaran bir araç olarak kullanıldığı görülmektedir. Ayrıca reklamda yer alan “yaşam konforu için standartları yeniden keşfettiğin” söylemi ile bu algı daha da kuvvetlendirilmiştir.

Hetsroni (2005:58) Birleşik Devletler ve İsrail’de güzel sanatların reklamlarda kullanımı ile ilgili yaptığı araştırmasında basılı reklamların içerik analizi ve reklamcılar ile yaptığı anket verilerini kullanmıştır. İki ülkede de sanat yapıtlarını kullanan reklamların, sanat eserlerine gönderme yapmayan reklamlardan daha çok prestije vurgu yaptığı belirtilmektedir. Araştırmaya göre İsrail’de özellikle Rönesans döneminin baskın olduğu klasik sanatsal tarz hakim iken yerel sanat vurgusu nadir olarak göze çarpmaktadır. Birleşik Devletler’de ise modern ve klasik sanatın eşit ölçüde kullanıldığı ifade edilmektedir. Ayrıca her dört reklamdan birinde de yerel sanatın etkisinin olduğu belirtilmektedir. Her iki ülkede de reklamcıların kişisel zevklerinin modern sanattan yana olmasına rağmen klasik sanatın reklamcılığa daha uygun olduğu vurgulanmaktadır. (Karabacak, Z. İ.,Yıl3)

“Cubes Ankara” projesi reklam filminde  klasik dönem enstrümanı olan viyolonsel ile birlikte, modern dönem enstrümanı olan gitar kullanımı, klasik ve modern dönemlerin önemli değerlerinin tümünün bu projede birleştirildiği vurgusunu yapmakta, hem klasik hem de modern sanatı içinde barındırdığına gönderme yaparak, her iki taraftarın da gönüllerinde taht kurmayı amaçlamaktadır.  Böylelikle farklı değerlere eşit derecede önem verdiği gözler önüne serilmektedir. Bu bağlam reklam söyleminde yer alan “şehirde kusursuz uyum” söylemi ile de kuvvetlendirilmiştir.

Serinin Diğer Makaleleri

  • “Cubes Ankara: Bir Reklam Metnini Söylem Analiziyle Çözümlemek (Bölüm – 1)” adlı makaleyi okumak için buraya tıklayın.
  • “Cubes Ankara Kampanyası: Reklam Ve Müzik (Bölüm – 2)” adlı makaleyi okumak için buraya tıklayın.

Bülten Aboneliğinizi Aktifleştirin

Güncel makaleler, sektörel haberler ve ücretsiz etkinlikler için mail listemize abone olun.

Abone olduğunuz için teşekkür ederiz.

Bir şeyler yanlış gitti.

Bir Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir