Başarının Ve Mutluluğun Formülü: Minimalizm

Dünya çapında başarılara imza atmış bir çok ismin, başarı sırlarının arasında en üst sırada yer alan sadelik (minimalizm) olgusu son dönemde altın çağını yaşıyor diyebiliriz. Peki tüketimin bu denli hızlı ve dinamik olduğu bir düzende minimalist olmak göründüğü kadar kolay mı?

Minimalizm; Felsefe olarak yalnızca ihtiyaç duyulan şeylere odaklanmayı, ihtiyaç duyulmayanları tamamen hayatımızdan çıkarmayı öğütler. Mutlu olmak için karmaşadan uzak durmaya, tepeden tırnağa sadeleşmeye ve yalnızca temel ihtiyaçlara odaklanmaya dikkat çeker. Gereksiz fazlalıklardan arındıkça, yüklerden kurtulduğumuzu ve stresin odağından çıktığımızı ifade eder.

Tarihe adını yazdırmış minimalistlerin, risk alabilme konusunda daha cesaretli oldukları ve girişimcilik yönlerinin kuvvetli olduğunu biliyoruz. Bu kişiler karmaşık ve detaylarla dolu bir hayat yerine olabildiğince sade ve basit bir düzen içerisinde yaşayarak, belli bir projeye odaklanarak başarıyı yakalamış insanlardır.

Örneğin Steve Jobs başarılı kariyeriyle tanındığı kadar evinde çok az eşya olduğu, en önemli etkinliklerde bile üzerine düşünülmemiş olduğunu hissettirecek düzeyde sade giyim tarzı gibi özellikleriyle de tanınır. Çağdaş minimalistler arasında gösterilen ünlü fizikçinin, başarısının en önemli sırrının, benimsediği; detaylardan uzak yaşam stili olduğu gayet iyi bilinir.

Başarıya Giden Yolda Minimalizm

Başarıya giden yolda en önemli süreç bence zihni sakinleştirmeyi başarabilmek. Çünkü zihnin kalabalık ve gereksiz detaylarla dolu olduğu anlarda odaklanma problemleri yaşar. Odaklanma sorunları ise yaratıcılığınızı kaybetmenize, yaptığınız işe ya da yürüttüğünüz projeye gereken enerjiyi harcayamamanıza, iş hayatında ya da girişimcilik serüveninde yoğunlaşmanız gereken noktalara yeteri kadar eğilememenize sebep olur.

Dağınık, mevcut düzeni bozulmuş yaşam alanınızı toparlamaya nereden başlayacağınızı bilmeme hissini hatırlayın lütfen. Dağ gibidir, gözünüzden büyüdükçe büyür. Hiçbir şeyin ucundan bile tutmamış olduğunuz halde sanki saatlerdir o alanı toparlamaya çalışıyormuşsunuz gibi yorgun ve güçsüz hissetmeye başlarsınız. Zihnimiz de aynı şekilde.

Less is more…

Minimalizm azalmak/azaltmak değil tam tersine hayati olarak nitelendirdiğiniz şeylere daha fazla alan açmak demektir. Sadeliğin, ucuzluk, basitlik, sıradanlık ya da yoksunluk gibi algılamamak gerek. Bahsettiğimiz sadelik olgusu, gerçek anlamda neye ya da nelere ihtiyacınız olduğunu kavrayarak, işinize yarayacak en fonksiyonel ve en kaliteli olanı hayatınızda tutmaktır.

Hayatınıza alabileceğinizin en verimlisini almak; hayatınızda amacı olmayan hiçbir şeyi tutmamaktır. Maddi karşılığı olan nesnelerin gücünün ve hayatınıza katkılarının önem derecesini bilmek ancak onların sizi değil, sizin onları kontrol edebildiğiniz bir yaşam tarzı olarak tanımlamak, tam olarak ne anlatmak istediğimi açıklıyor sanırım.

Hiçbir şey yapmamanın dayanılmaz hafifliği…

Elizabeth Gilbert’ın satış rekorları kıran, filmlere konu olan dünyaca ünlü romanı Ye, Sev, Dua Et’te söylediği gibi:Bel far niente” yani “Hiçbir şey yapmamanın güzelliği…”

Bazen, bir çok şey yaparak çok üretken olduğumuzu düşündüğümüz durumlarda, gerçek anlamda ortaya hayal ettiğimiz hiçbir şeyi koyamadığımızı fark ederiz. Zihnimizin ve yaşam alanımızın karmaşasından asıl yapmamız gereken işe odaklanamadığımız için hedeflediğimiz noktaya yaklaşamayız bile.

Oysa bazen hayatı doğal akışına bırakmak, karmaşadan uzaklaşarak çemberin dışından izlemek gerekiyor. Odağımızı yalnızca gerçekten başarıya ulaşmak istediğimiz noktaya çevirmek ve mümkün olan en sade şekilde düşünmek, başarıya giden yolun tüm zorluklara rağmen aslında düşündüğümüz gibi olmadığını gösterir. Çünkü aslında ihtiyacımız olan tek şey zihinsel fazlalıklar ve yüklerden kurtularak doğru yere odaklanmak.

“Bir şeyi basit yapmak, altında yatan zorlukları anlamak ve zarif çözümler bulmak çok çalışmayı gerektiriyor,” sözünü Steve Jobs’dan duymuş olmak, sade ve anlaşılır olmanın; yoksunluk ve ya azlık olmadığını gösteriyor. Hatta tam tersine doğru uygulandığı takdirde, başarıya etki eden en büyük olgulardan birinin sadelik olduğunu görürüz.

Bülten Aboneliğinizi Aktifleştirin

Güncel makaleler, sektörel haberler ve ücretsiz etkinlikler için mail listemize abone olun.

Abone olduğunuz için teşekkür ederiz.

Bir şeyler yanlış gitti.

Bir Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir